İşyerindemobbing sürecine maruz kalanların dava açmadan önce öncelikle psikolojik şiddete uğradıklarını tespit etmeleri ve teyit etmeleri gerekmektedir. Mobbing davası açmak istiyorum diyen çalışanın öncelikle duygusal tacizin temel unsurlarına maruz kalıp kalmadığını belirlemesi gerekir. İşyerinde psikolojik şiddet
28 Temmuz 2021 ÇARŞAMBA. Resmî Gazete. Sayı : 31551. KANUN. BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE. DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN. Kanun No. 7333. Kabul Tarihi: 18/7/2021. MADDE 1 – 18/3/1924 tarihli ve 442 sayılı Köy Kanununun 74 üncü maddesinin altıncı fıkrasına ikinci cümlesinden sonra gelmek üzere
Seefull list on besler.av.tr
Hizmet Tespiti Davası Avukatı. Hizmet tespiti davası, fiili çalışmanın ve ücretin tespiti konusunda zorluklar içermektedir. Bu nedenle davanın konunun uzmanı bir sigorta tespiti davası avukatı tarafından yürütülmesi, hak kayıplarının önüne geçilebilmesi açısından büyük önem arz etmektedir. Avukat Burak Eğri.
Haksız rekabetin sonucunda meydana gelen zararın tespiti,tespit davasının konusunu oluşturmaz. -Tecavüzün Men’i (Önlenmesi) Davası: Haksız rekabetten dolayı zarar gören veya böyle bir tehlikeye maruz kalan kimse tarafından eylemin yapılmaması veya önlenmesi için tecavüzün önlenmesi davası açılır.
TZ6STzD. Sigorta bildirimi yapılmadan çalışan işçilerin, çalıştıkları süreleri sigortalı hale getirebilmeleri için açılan dava, hizmet tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Uygulamada sıkça işçinin sigorta primlerinin eksik yatırılması veya hiç yatırılmaması durumuyla karşılaşılmaktadır. Bu halde işçinin, haklarını koruması mümkündür. Ayrıca gerekli bildirimleri yapmayan işverenin de para cezasıyla cezalandırılması mümkündür. İşçinin sigorta primlerinin yatırılmaması veya eksik yatırılması, işçinin haklı nedenle derhal fesih hakkını kullanmasını yargı kararları da bu yöndedir. Yargıtay Dairesi’nin 2008/31534 E. ve 2010/18798 sayılı kararına göre; “…İşçinin sigorta primlerinin hiç yatırılmaması, eksik yatırılması veya düşük ücretten yatırılması hallerinde de işçinin haklı fesih imkanı vardır.” Hizmet tespit davası açabilmenin kanuni dayanağını 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu oluşturmaktadır. Kanunun göre; işe giriş bildirimi işverence yapılmayan ya da çalıştıkları kurum tarafından tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde İş Mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınacaktır. Açılan hizmet tespit davası sonucunda işçi, sigorta bildirimi yapılmadan çalıştığı süreyi sigortalı hale getirebilecektir. Sigortanın eksik ödenmesi bakımından da aynı durum söz tespit davası, sigorta hukukunu da ilgilendiren bir dava olduğundan bu konuda mutlaka iş hukuku avukatıyla görüşülmelidir. Hizmetin tespiti için açılan bu dava, çok detaylı bir dava olup üzerinde titizlikle çalışılmalıdır. Aksi halde davanın kazanılması mümkün olmayacaktır. Hizmet Tespit Davası Açmanın Şartları Nelerdir? Hizmet tespit davası açabilmenin birtakım koşulları vardır. Davanın açılmasına yönelik aranan koşulları şu şekilde sıralamamız mümkündür Hizmetin, davalı işverenin yanında görülmüş olması, Sigortasız çalışmanın kurum tarafından tespit edilmemiş olması, İşverenin niteliğinin 5510 sayılı Kanun kapsamında sayılanlardan olması, Söz konu davanın, hizmetin görülmesinin üzerinden 5 yıl geçmeden açılmış olması gerekmektedir. İş hukuku ve sigorta hukukunu ilgilendiren bu dava hakkında detaylı bilgi için hukuki danışmanlık alınması gerekmektedir. Böylece mevcut olayın özelliklerine göre detaylı bilgi alınabilecek ve hukuki bir yol çizilecektir. Hizmet Tespit Davası Nasıl Açılır? Açılacak bu davada en önemli husus, sigorta bildiriminin yapılmadığı dönemde çalışıldığının ispatıdır. Davacı işçi, sigortasız olduğu dönemde çalıştığını her türlü delil ve tanık ile ispat edebilecektir. Yargıtay Dairesi 2014/8915 E., 2015/5843 K. sayılı kararında “…Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir…” demek suretiyle bordro tanığı ve komşu işyeri tanıklarının önemine vurgu yapmıştır. Hizmet tespit davası tanık beyanları dışında ayrıca bilirkişi raporu, ücret bordroları, işyeri dosyası, işyeri sicil dosyası, vergi mükellefiyet kayıtları vs. delil olarak kullanılabilecektir. Hizmet tespit davasının başarı ile kısa sürede sonuçlanması için işçi avukatına danışılmasını tavsiye ederiz. Hizmet Tespit Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme Hizmet tespit davasında İş Mahkemesi görevli olacaktır. Yetkili mahkeme ise, işçinin çalıştığı işyeri mahkemesi veya davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Hizmet tespit davasında görevli ve yetkili mahkemenin doğru tespiti, zaman kaybı yaşanmaması adına çok önemlidir. Aksi halde dava sürecinin uzaması kaçınılmaz olacaktır. Kapanmış Şirkete Hizmet Tespit Davası Açılabilir Mi? Kapanmış şirkete hizmet tespit davası açılıp açılmayacağı tarafımıza yöneltilen sorulardandır. Uygulamada sıkça, sigorta primleri eksik ödenen kişiler, çalıştıkları şirketin kapanmasından dolayı mağduriyet yaşamaktadır. Bu halde akıllara gelen ilk soru da kapanan bir şirkete karşı sigorta primlerinin eksik ödenmesinden dolayı dava açılıp açılamayacağıdır. Konuyla ilgili farklı yargı kararları mevcuttur. Bu nedenle net bir bilgi vermemiz doğru olmayacaktır. En güncel bilgiye ulaşmak için iletişim bölümünden bize ulaşabilirsiniz. Hizmet Tespit Davası Ne Kadar Sürer? Hizmet tespit davası ne kadar sürede sonuçlanır? sorusu tarafımıza yöneltilen sorulardandır. Söz konusu davanın süresini etkileyen birtakım faktörler vardır. Mahkemenin iş yoğunluğu ve davada avukatla temsil sağlanıp sağlanmadığı bu süreyi etkileyen en önemli faktörlerdendir. Avukat ile temsil sağlanırsa, olası usuli hataların önüne geçilecek ve süreç kısalacaktır. Ayrıca avukat, bu süreci nasıl yürütmesi gerektiğini en iyi şekilde bilen kişi olduğundan adımların hızlı ve doğru atılmasında etkili olacaktır. Hizmet Tespit Davası Ücreti 2018 Dava, eğer avukata vekaletname vermek suretiyle açılırsa vekalet ücretinden bahsetmemiz gerekecektir. Vekalet ücretinin ne kadar olacağı ise İstanbul Barosu Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenecektir. 2018 yılında hizmet tespit davası ücreti, TL olarak belirlenmiştir. Ancak en doğru ve güncel bilgi için işçi avukatı ile görüşmenizi tavsiye ederiz.
BAYRAMDAKİ ÇALIŞMALARINIZIN PARASI ÖDENMEZSE İSTİFA EDEBİLİRSİNİZ Soru Özel bir firmada 6 yıldır özel güvenlik görevlisi olarak çalışıyorum. Bu süre boyunca bayram mesailerimin parasını alamıyoruz. İş akdini tek taraflı feshedersem resmi bayramlardaki çalışma paramı ve kıdem tazminatımı alabilir miyim? G. A. Yanıt Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışan işçilere her gün için bir günlük ücret ödenmesi gerekiyor. Asgari ücretli bir işçiye 2019 yılı için günlük brüt TL, net olarak da TL ücret ödenmek zorunda. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesine göre, işveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse işçi açısından iş akdini haklı nedenle derhal fesih hakkı doğar. Bayram mesaisinin ödenmemesi, ücretin eksik ödenmesi anlamına gelir. Ancak, sonradan mağdur olmamak için bayramda mesai yaptığınızı ve buna ilişkin ödemenin yapılmadığını belgelemelisiniz. Elinizde belgeler varsa noterden ihtar çekerek, bayramlarda çalışıp da ödenmeyen paralarınızı ve kıdem tazminatınızı talep edebilirsiniz. İŞE GİRMEDEN ÖNCEKİ ASKERLİĞİNİZİ BORÇLANMAK YARARINIZA Soru 01/08/2000 tarihinde SSK girişim bulunmakta olup 22/07/1978 doğumluyum. 1998 yılında askerlik görevimi yaptım. Askerlik borçlanması yapabilir miyim, yapabilirsem emeklilik yaşımı geri çeker mi? Nihat Satan Yanıt Nihat Bey, işe giriş tarihiniz itibarıyla SSK'dan normal emeklilik için 60 yaş ve 7000 prim gününe tabisiniz. Askerliği işe girmeden önce yapmış olduğunuz için, askerlik borçlanması yapmanız emeklilik yaşınızı öne çeker. Bu nedenle askerliği mutlaka borçlanmalısınız. 540 günün tamamını borçlanmanıza gerek yok. 330 gün askerlik borçlanması yaptığınız takdirde sigorta başlangıç tarihiniz 1 Eylül 1999 tarihi olarak kabul edilir. Bu durumda emeklilik için gereken prim gün sayınız 5975'e, emeklilik yaşınız da 58'e düşer. İki yıl daha erken emekli olursunuz. Askerlik borçlanmasını en düşük prim tutarı üzerinden yaptığınız takdirde 9 bin lira ödemeniz gerekir. SİGORTASIZ ÇALIŞTIĞINIZ DÖNEM İÇİN HİZMET TESPİT DAVASI AÇIN Soru 25 Eylül 1999 SSK girişliyim. Ekim 1998 itibarıyla, 17 yaşındayken yarı zamanlı çalışmaya başladım. Ocak 1999'da da 18 yaşımı doldurdum. 1998 yılında çalıştığım şirket beni sigortalı göstermemiş ve artık bu şirketin faal olmadığını öğrendim. Elimdeki fotoğraflarla bu çalışmamı ispat edebilir miyim? 2007 yılında da kısa dönem askerlik yaptım. Bunları borçlanarak sigorta girişimi 9 Eylül 1999 öncesine çekerek, emeklilik yaşımı düşürme şansım olabilir mi? Berati Tuncer Yanıt Berati Bey, 1998 yılında sigortasız çalıştırıldığınız dönem için hizmet tespiti davası açmanız gerekir. Fotoğrafların tek başına kanıtlayıcı delil olabileceğini düşünmüyorum. Ancak, o tarihte aynı işyerinde muhasebe veya insan kaynaklarında çalışanlar başta olmak üzere. birlikte çalıştığınız kişileri tanık olarak gösterebilirseniz, fotoğraflar mahkemenizde haklılığınızı desteklemeye yardımcı olabilir. Sonuç alabileceğinize inanıyorsanız, dava açmanıza değer. Çünkü davayı kazanırsanız emeklilik yaşınız 60’tan 58’e düşer. 2007 yılındaki kısa dönem askerlik sürenizi borçlandığınız takdirde prim gününüze eklenir fakat sigorta başlangıç tarihinizi öne çekmez. Askerliği 25 Eylül 1999 tarihinden önce yapmış olsaydınız, yapacağınız borçlanma sigorta başlangıcınızı öne çekebilirdi. PRİM GÜNÜ DOLDU DİYE İŞTEN AYRILIP 15 YIL EMEKLİLİĞİ BEKLEMEK DOĞRU MU? Soru doğumluyum, ilk işe giriş tarihim ve 1078 4/a prim günüm var. Şubat 2002'de askere gittim ve 17 ay askerlik yaptım. tarihinden itibaren 4/b statüsünde toplam 5200 prim günüm var. Çalışmaya devam edersem maaşım çok düşer mi? Sigortaya geçip 3 yıl daha çalıştıktan sonra prim ödemeyi bırakmam mantıklı olur mu? Mahmut Yümnü Yanıt Mahmut Bey, BAĞ-KUR’dan emeklilik yaşınız için 23 Mayıs 2002 tarihi itibarıyla 25 yıl sigortalılık süresini doldurmaya kalan sürenize bakılır. BAĞ-KUR’dan önceki SSK çalışmalarınız ve borçlanma yaptığınız takdirde 17 aylık borçlanmanız sigorta başlangıç tarihinizi en fazla 4 Haziran 2000 tarihine çekmeye yetiyor. Bu durumda BAĞ-KUR’dan normal emeklilik için 9000 prim günüyle 60 yaşa tabi olursunuz. SSK’dan ise 5975 prim günüyle 58 yaşında emekli olabilirsiniz. Her durumda SSK’dan emekli olmak yararınıza. SSK’dan emekli olabilmek için son 7 yıl içinde en fazla çalışmanızın bu statüde olması gerekir. yıl SSK’lı çalıştıktan sonra prim ödemeyi bırakmanızı tavsiye etmem. Çünkü SSK’dan emekli olabilmek için bile 2037 yılını beklemeniz gerekecek. Önünüzde çok uzun süre var. Brüt maaş düşük olduğu için prim ödemeyi bırakmak, prim gününü doldurmuş ama emekli aylığı bağlanmasına 2-3 yıl kalmış kişiler için avantaj sağlayabilir. Bu avantaj, geçmiş yıllarda yüksek kazanç üzerinden prim ödediği halde, artık düşük kazanç üzerinden prim ödemek zorunda kalanlar için söz konusudur.. Sizin durumunuzda ise prim ödeme süresi arttıkça aylık bağlama oranı da artacağı için emekli aylığınıza olumlu yansır. Elbette prime esas brüt kazancınız bugün için 3 bin 500 liranın üzerinde olursa emekli aylığınıza daha yüksek katkı sağlar. Dolayısıyla, prim günüm doldu diye çalışmayı bırakıp 10-15 yıl emeklilik yaşının dolmasını beklemek menfaatinize olmaz. EMEKLİLİĞİNİZİ BİR YIL ÖNE ÇEKİYORSA ASKERLİK BORÇLANMASINA DEĞER Soru 1973 doğumluyum. İşe başlama tarihim olup, 7000 günü aşkın SSK primim bulunmaktadır. Askerliğimi işe girmeden önce yaptım. Askerliğimi de borçlanırsam acaba ne zaman emekli olurum? Kağan Baba Yanıt Kağan Bey, işe başlama tarihiniz itibarıyla normal emeklilik için SSK’da 5975 gün ile 58 yaşında emekli olabilirsiniz. Askerliği ne kadar yaptığınızı belirtmemişsiniz. Ama 460 gün askerlik borçlanması yapabilirseniz, emeklilik yaşınızı 57’ye çekerek bir yıl erken emekli olursunuz. 460 gün borçlanma için 2019 yılı rakamlarıyla en düşük kazanç üzerinden 12 bin 550 lira ödersiniz. Bir yıl erken emeklilik için bu parayı ödemeye değer. Borçlanmayı bugünden yapmak zorunda değilsiniz ama çalışmaya devam ederken yaparsanız avantaj elde edersiniz. Çünkü, gerek doğum, gerek askerlik ve diğer borçlanmaları çalışırken yapanlara vergi indirimi uygulanır. Gelir Vergisi Kanunu uyarınca, ücretliler, borçlanma amacıyla Sosyal Güvenlik Kurumu’na SGK yaptıkları prim ödemelerini, vergi matrahından indirebiliyor. Ücretten kesilmek suretiyle ödenen borçlanma primleri, miktarına ve oranına bakılmaksızın, kesildiği aya ait gelir vergisi matrahının tespitinde gider olarak gösterilebiliyor. Ödeme toptan yapılmışsa, ödenen tutara ulaşıncaya kadar, ücretlerin vergiye tabi tutarından indirim yapılabiliyor. İndirimden yararlanabilmek için borçlanmanın çalışırken yapılması şart. Bu sayede, asgari ücretle çalışan bir işçi 2019 yılı için ayda 134 lira vergi indirimi elde eder. Vergi indiriminden yararlanabilmek için borçlanmaya ilişkin ödeme belgesini işverene vermeniz gerekir. Belge işverene ibraz edildiği aydan başlayarak, takvim yılı sınırlaması olmadan ödediğiniz tutarın tamamı kazançtan indirilir. KİMYASALMADDELER İLE ÇALIŞANLAR YIPRANMADAN YARARLANIR MI? Soru 1993 yılından 2011 yılına kadar sentetik selülozik tiner türü solvent bazlı kimyasallara doğrudan temas halinde çalıştım. 2011 - 2013 arasında çipli kimlik kartı ve banka kartları üreten firmada yine solvent bazlı boya ile temas halinde idim. 2014 - 2016 arası metal levha işinde çalıştım. 2017 yılından itibaren elektronik devre kartı üreten bir firmada çeşitli boya, asit, solvent gibi kimyasallarla temas halindeyim. SGK hizmet dökümümde normal işlerde çalışmakta olduğum görünüyor. Bu koşullarda çalıştığımı ispatlarsam yıpranma payından yararlanabilir miyim? Salih G. Yanıt Salih Bey, yıpranma payı olarak bilinen “Fiili hizmet süresi zammı”, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 40. maddesinde düzenleniyor. Kanunda sayılan fiili hizmet süresi zammı uygulanacak işyerleri arasında solvent bazlı kimyasallar yer almıyor. Asit üretimi yapılan fabrika ve atölyelerde çalışanların durumu ise kanunda şöyle tanımlanıyor 1 Asit için hammaddelerin hazırlanması işlerinde çalışanlar. 2 Asidin yapılma safhalarındaki işyerlerinde çalışanlar. 3 Baca gazlarından asit elde edilmesi işlerinde çalışanlar. Sizin çalıştığınız işyerleri bu gruba girmiyor. Dolayısıyla fiili hizmet süresi zammından yararlanamazsınız.
HİZMET TESPİTİ DAVALARI 1-Hizmet Tespit Davasının dayandığı yasa maddesi hangisidir? Tarihli 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel sağlık Sigortası Kanunu’ nun 86/9 maddesidir” Aylık prim ve hizmet belgesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır.” Eski Yasa 506 Sayılı SSK madde 79/10 2-Hizmet Tespit Davası açılabilmesi için gerekli olan koşullar nelerdir? - Hizmet akdine dayanmalı,tespiti istenen hizmet sigortalı olarak geçmiş hizmet niteliğinde olmalı,davacı da sigortalı sayılmayan kişilerden olmamalı; - İşyeri 5510 sayılı kanun veya 506 sayılı kanun kapsamında/kapsama alınacak nitelikte olmalı, - Hizmet işyerene davalı ait işyerinde görülmeli; - Ya kurum kayıtlarında sigortalının davacı adına rastlanmamış olmalı ya da işveren Yönetmelik’ te belirtilen belgeleri işyeri bildirgesi,sigortalı işe giriş bildirgesi, ve aylık prim ve hizmet belgesi Kuruma SGK vermemiş olmalı; - Kısmi süreli çalışma hariç çalışma dönemi bir başka işyerindeki çalışmalarla çakışmamalı; - Tespit davası, hastalık,analık gibi kısa vadeli sigorta için değil, uzun vadeli sigorta kolları için talep edilmeli; - Dava hizmetlerin geçtiği yılın sondan itibaren 5 yıl içerisinde önce bu konuda mahkeme nin vermiş ve kesinleşmiş bir hükmü bulunmamalı - Davacı sigortalının dava açmakta hukuki yararı bulunmalıdır. 3-Hizmet Tespiti Davası’ nın Tarafları kimlerdir?Dava kimlere karşı açılmalıdır? -Davacı Sigortalı 5510 Sayılı Kanunun 4/1-a maddesinde belirtilen /çalışan/hizmetinin tespitini isteyen ya da sigortalının ölümü halinde hak sahipleri gelir ve aylık bağlanmasına veya toptan ödeme yapılmasına hak kazanan eş,çocuk,ana,baba - Davalı 1 İşveren 2 SGK 4-Hizmet Tespit Davalarında İşveren de Davacı olabilir mi? -İstisnai olarak İşveren de davacı olabilmektedir, ancak işverenin davacı olduğu dava olumlu tespit davası olmayıp, kurumun yapmış olduğu tespite karşı bir itiraz ya da olumsuz menfi tespit davası dır. 5- Hizmet tespit Davası İşverenin mirasçılarına karşı da açılabilir mi? -Gerçek kişi olan İşverenin ölmüş olması halinde dava işverenin mirasçılarına yöneltilmelidir. Mirasçıların tespiti için de mahkemeden yetki belgesi alınmalıdır. 6- Sigortalının ölümü halinde mirasçıları mirası red etmişler ise yine de hizmet tespit davası açabilirler mi? - Mirasın reddi halinin ölen sigortalının hizmetinin tespitini etkilemeyeceği –bu hususun primlerin tahsili aşamsında gözönünde bulundurulacağı-yönünde Yargıtay kararları vardır 6364/6417 7-Adi şirketler, tasfiye halindeki şirketler sözkonusu olduğunda hizmet tespit davası kime karşı aşılmalıdır? Tasfiye tamamlanmış ise ne yapılmalıdır? -Adi şirkette şirketin bütün ortaklarına husumet halindeki şirketlerle iflas prosedürü işleyen şirketlerde dava işveren yerine iflas idaresine tasfiye tamamlanmışsa Ticaret mahkemesi’ nde tüzel kişiliğin ihya edilmesi için dava açma yetkisi tanınmalıdır. 8-Konut kapıcıları hizmet tespit davasında kimi davalı göstermelidir? -İşveren kat malikleri olmasına rağmen dava kat maliklerini temsil eden yöneticiye veya yönetim kuruluna açılmalıdır. göre bağımsız bölüm sayısı 8 den az ise yönetici seçilmesi zorunluluğu olmadığından yönetici bulunmayan apartmanlarda davalı işveren olarak bütün kat malikleri gösterilmelidir. 9-Sendikalar Hizmet Tespit Davası açabilir mi? -Sendika üyelerinin sendikaya yetki vermeleri-yetki belgesi düzenlenmesi -halinde sendika üyeliği devam ettiği sürece sendikalar kanundan gelen yetkilerini Sendikalar Kanunu madde 32 kullanarak üyeleri için hizmet tespit davası açabilmektedirler. 10- İşyeri devredilmiş ise Hizmet Tespit davası nda davalı kim gösterilmelidir? -Müşterek sorumluluk esası gereği devreden ve devralan işverenlere birlikte dava açılmalıdır. 11- Alt işverene bağlı çalışılması halinde asıl işverene Hizmet Tespit Davası açılabilir mi? -Geçici iş ilişkisinde ve asıl işveren alt işveren ilişkisinde müşterek ve müteselsil sorumluluğun sözkonusu olması nedeniyle dava hem asıl işverene hem de alt işverene yöneltilmelidir. 12- Bazı işverenler davalı gösterilmemiş ise / davalı gösterilenler dışında da yanında çalışılan işverenlerin bulunduğu yargılama sırasında ortaya çıkarsa ne yapılmalıdır? -Davalı gösterilmeyen işverenlerin davalı olarak gösterilmesi için davacı sigortalıya süre verilmelidir. 13- Davalılar arasında SGK gösterilmemiş ise bu davanın sonucu SGK’ yı bağlar mı? -Bu durumda kararın icrası mümkün olamayacağından SGK da davalı olarak mutlaka ise yargılama sırasında Davacıya Kurumu da davaya davalı olarak dahil etmesi için süre verilmelidir. 14- Hizmet Tespit davalarında bir anlamda kendisi de zarar görmüş olan SGK Davacı olarak davaya dahil olabilir mi? -Öğretide SGK nın Davalı sıfatıyla davaya dahil edilmesi durumunda kurumun zarara uğradığı; davacı yanında aktif dava ehliyeti tanınarak davaya davacı sıfatıyla katılınması halinde kurumun daha aktif rol oynayacağı ve davacıların daha yararına olacağı ileri sürülmektedir. 15-İşveren işçisinin işe giriş bildirgesini Kuruma vermiş ise sadece SGK ya karşı dava açılması yeterli görülebilir mi? -İşe giriş bildirgesi verilmişse ve sadece 1 günlük sürenin tespitinin istenmesi halinde davanın sadece SGK ya yöneltilmesinin yeterli olacağına dair Yargıtay kararları mevcuttur. 16-Hizmet tespit dacalarında yetkili ve görevli mahkeme hangisidir? -Görevli Mahkeme İş Mahkemesidir, iş mahkemesinin bulunmadığı yerde iş mahkemesi sıfatıyla görevli amhkeme Asliye hukuk mahkemesi olacaktır. 5510 sayılı kanun madde 101 -Yetkili Mahkeme Davanın açıldığı tarihte davalının bulunduğu yer mahkemesin de veya işçinin işini yaptığı yer mahkemesinde ; davalılar birden fazla ise davalılardan birinin ikametgahı mahkemesinde; SGK Genel Başkanlığı Ankara da olduğundan Ankara’ da da; Uygulamada ve Yargıtay kararlarına göre sigorta işlemlerini yapmaya yetkili Kurum şubesinin bulunduğu mahkeme de de açılabilir. 17- Hizmet Tespit talepleri İşçi ücret alacağı , Kıdem, İhbar tazminatı talepleri ile birlikte bir davada ileri sürülebilir mi? E.,1983/7693 K....vb. Yargıtay kararlarında işçilik alacakları ile hizmet tespiti davasının birlikte açılamayacağı yönünde görüş belirtilmişse de 2003 ve 2005 tarihli Y HGK kararlarında bu taleplerin bir davada birlikte talep edilebileceği temyzi mercii ile ispat prosedürünün farklı olmasının sonuca etkili olmadığı belirtilmiştir. 18-Hizmet tespit davaları ile alacak davalarının ayrı açılması gerektiğini ileri sürenlerin dayanakları nelerdir? -Hizmet tespit davalarında resen araştırma ilkesi geçerli iken, alacak davalarında tarafların delilleri ile bağlılık ilkesi geçerlidir. -Tespit davalarında yemin mümkün değil iken alacak davalarında mümkündür. -Hizmet tespiti davalarında davadan feragat mümkün değil iken alacak davalarında bu mümkündür. -Zamanaşamı süreleri açısından da farklılık tespiti davalarında –genel olarak-5 yıllık hak düşürücü süre sözkonusu iken alacak davalarında ücret ve benzeri alacaklar için 5 yıllık , tazminatlar için ise 10 yıllık zamanaşımı süresi sözkonusudur. -5521 sayılı İş Mahkemeleri Yasası’na göre madde 7 hakimin ilk oturumda tarafları sulhe teşvik etmesi gerekirken hizmet tespit davalarında bu mümkün değildir. 19-Hizmet tespit davaları açısından resen araştırma ilkesinin önemi nedir? -Sosyal güvenlik hakkı temel insan haklarındandır, dolayısıyla kamu düzeni ile yakından ilgilidir. Bu nedenle davacının davadan feragat etmesinin ya da davalının davayı kabul etmesinin hakimi bağlayıcı bir tarafı hakim tarafların göstereceği delillere bağlı kalmadan gerçek durumun belirlenmesi için her türlü araştırma ve tespiti yapabilir. 20- Hizmet Tespit Davası bir kez açıldıktan sonra feragat mümkün müdür? -Sosyal güvenlik hakkı devredilemez ve vazgeçilemez bir dava kamu düzenine münkün davası ile birlikte açılması halinde tazminat alacağından feragat edilmesi dahi hizmet tespiti talebinden feragat anlamına davadan feragat edilmemekle birlikte ilerde dava açma hakkının saklı tutularak davadan vazgeçilebileceği taraflar aralarında anlaşarak davayı takip etmediklerinde hakim de davayı bu durum dahi davanın yeniden açılmasına engel olmamaktadır. 21 -Hizmet tespit davası açma süresi nedir ? Bu süre zamanaşımı süresi midir hak düşürücü süre mi? -5510 89/ istenen hizmetin görüldüğü yılın sonundan başlayarak 5 yıldır. arası dönem için ise 1o yıldır.Bu sürenin hakdüşürücü süre ya da zamanaşımı süresi olduğu konusunda birlik ise pek çok kararında bu sürenin hak düşürücü süre olduğunu dava açma süresini geçirmemiş olması şartıyla murisin ölüm tarihinde hak düşürücü sürenin başlayacağı kabul statüsünden memur statüsüne geçme durumunda 5 yıllık süre memur statüsüne geçme tarihinde farklı işverenlere ait işyerlerinde çalışması halinde hak düşürücü süre bu işyerlerindeki ayrılış tarihinden itibaren göre; aynı işyerine tekrar girilmesi halinde hak düşürücü sürenin kesilmesi ya da durması olanaklı HGK nun tarih,2003/43 E.,2003/97 K. sayılı kararında hak düşürücü sürenin her işten ayrılış için ayrı ayrı hesap edileceği belirtilmiştir. 22-Sigortalının işyerindeki çalışması iki dönem ise ilk dönem işe girerken bildirge verilmiş ise hak düşürücü süre işler mi? -Bildirge verilmiş ise ilk dönem için hak düşürücü süre işlemez , sigortalı işçi istediği tarihte dava açabilir; ancak ikinci dönemin giriş bildirgesi olmadığından iki dönemin davası işten çıkış yılının sonundan itibaren 5 yıl içinde açılmalıdır. 23-Aynı bakanlığa ait bir başka işyerine nakil halinde önceki işyerine ait çalışmalar hakkında hak düşürücü süre işler mi? Aynı bakanlığa veya tüzel kişiliğe sahip aynı genel müdürlüğe ait diğer bir işyerine nakledilmiş ise önceye ait işyerindeki çalışmaları hakkında hak düşürücü süre işlemez. Y HGK, E.,1995/2 K. 24-Hizmet tespit davasının açılabilmesi için hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı durumlar nelerdir? -İşverenin işe giriş bildirgesi vermiş olması hali; Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’ ne göre işverenin Kuruma vermesi gereken belgeler , işe giriş belgesi,aylık sigorta primleri belgesi,dönem bordroları vs. olarak belgelerden birisinin dahi kuruma verilmiş olması halinde veya kurumca fiilen veya kayden sigortalı çalışma olgusunun tespiti halinde hak düşürücü süreden bahsedilemez. Y HGK, 2008/21-163 E.,2008/207 K. -Kurumun öngördüğü süre içerisinde olmasa da hak düşürücü süre dolmadan belge işe giriş bildirgesi,aylık prim bildirgeleri,dönem bordroları verilmesi halinde de hak düşürücü süre kesintiye uğrar, Hak düşürücü süre geçtikten sonra bu belgelerin verilmesi halinde ise düşen hak yeniden canlanmaz. -Birden fazla işe giriş bildirgesi verilmişse veya kesintili prim ödemesi mevcutsa hak düşürücü süre işlemez. -İşe giriş bildirgesi, aylık prim bildirgeleri, dönem bordroları dışında da işçinin işe girişi ile ilgili resmi belgelerin mevcudiyeti halinde de hak düşürücü sür sözkonusu olmaz. -Müfettiş raporu ile ya da kurumun yetkili elemanlarınca bir çalışma tespit edilmişse hak düşürücü süre sözkonusu tespit etmediği/edemediği önceki döneme ait bir tespit için ise hak düşürücü süre işler. -Ölçümleme neticesinde işverenden sigortalının primleri Kurumca icra yoluyla tespit edilmişse hak düşürücü süreden söz edilemez. -Kuruma primler yatırılmamış olsa bile işverence prim kesildiğini gösteren belge var ise ya da primler yatırılmamış olsa bile Kurum kayıtlarında işyerinde prim kesintisi yapıldığı gözükmekte ise yine hak düşürücü süre işlemez. -Kurum’un hasım gösterilmediği hizmet tespit davaları kesinleşmiş olsa bile hak düşürücü süreden bu tür Kurumun hasım göstermediği kararların “güçlü bir delil” olduğunu belirtmiştir. Y E,17233K. -Kurumca işleme konulmuş olan bir vizite kağıdının da hak düşürücü sürenin işlemesini durduracağı da ileri sürülmektedir. -Yargıtay ve öğreti askerlik süresinin hak düşürücü süreyi keseceği yönünde görüş belirtmektedir. -Yargıtay’a göre işe giriş bildirgesi verilmemiş bile olsa işverenin kamu işvereni olması halinde yine hak düşürücü sürenin işlemeyecektir. 25-Hizmet tespit davasında ispat yükü kime aittir? -Sigortalıya aittir, tanık dahil her türlü delille dava ya da yazılı delil bulunmasa dahi “eşdeğer delille kanıtlama ilkesi” gereği tanık beyanları ile de hizmet tespit edilebilecektir. Önemli olan fiili çalışmadır, salt işe giriş belgesinin verilmesi yeterli değildir. 26- Hizmet tespit davalarında işverenin kabulü tek başına hukuki bir sonuç doğurur mu? çalışma olgusu her türlü delille birlikte değerlendirilmeli, tanık beyanlarının doğruluğu özellikle olgusu hiçbir kuşkuya, duraksamaya mahal bırakmayacak şekilde , kötü niyetli kabuller de görüldüğünden işverenin kabulü de bu çerçeve de tek başına hukuki bir sonuç doğurmaz. 27- Hizmet tespit davalarında herhangi bir tanığın beyanı yeterli olacak mıdır? -Yargıtay, tanığın aynı dönemde aynı işyerinde davacı ile birlikte çalışmış kayıtlı sigortalı işçilerden olmasını istemekte ve buna da bordro tanığı bordro tanığı olmasa bile komşu işyeri çalışanı olması işyeri tanıklarının bulunmaması halinde bile komşu işyerlerinde benzer işi yapan işlerle uğraşan işveren ve bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlar tespit edilmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek hüküm kurulmalıdır. 2007/11272 E.,2008/5671 K. 28- Hizmet tespiti davasının sigortalı lehine sonuçlanması halinde sigortalı ne yapmalıdır? -Mahkeme ilamı ile SGK’ ya başvurmalı ve kararın infazını çalışılan günler ve kazanç tutarları açıkça ilamında ücretler bakımından hüküm kurulmamış ise sigortalı davacı mahkemeye müracaatla eksikliğin ek bir kararla tamamlatılmasını da isteyebilir. Başvuru üzerine SGK , işverenden Mahkeme ilamında belirtilen süreler için işçi ve işveren payı dahil primleri gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte tahsil ödediği Sigortalı prim payı için işveren -daha önce işçisinden işçi payı kesintisi yapmamış olma şartı ile- işçisine rücu edebilir. 29-Primlerin tahsilinde zamanaşımı süresi nedir? SGK hizmet tespit davası ile tespit edilen döneme ilişkin primleri işverende mi işçiden mi talep edecektir? -5510 93/ göre zamanaşımı süresi 10 kurum zamanaşımına uğramayan primlerin ödenmesini işverenden talep etmektedir, ancak işveren bulunamamışsa veya zamanaşımı sebebiyle primler tahsil edilememişse SGK bu primleri sigortalıdan talep prim tahsilatına yönelik yükümlülüğünü ihmali nedneiyle yerine getirmezse sigortalı uğradığı zararları SGK’ dan tahsil edebilir mi? -5510 sayısı yasanın 88/ fıkrası gereğince kurum , alacaklarının tahsili için en geç 1 yıl içerisinde icra yoluna başvurmak görülen personel hakkında genel hükümlere göre kurumca kovuşturma bir ihmalin varlığı nedeniyle sigortalının zarara uğraması örneğin yaşlılık aylığının geç bağlanması vb. halinde sigortalı 41 çerçevesinde kurum aleyhine tazminat davası da tarihli 2006/12426 E,2934 K. kararında prim borcunun ödenip ödenmediğine bakılmaksızın hizmet tespitinin kesinleşmesiyle kazanılan gün sayısının, hizmet tespitinin kesinleşmesinden sonra kurum yönünden bağlayıcılık kazanacağını belirtmektedir. Mayıs/2011 BERKHAN Yararlanılan Kaynaklar - 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu , Yargıtay Kararları ve tüm Hukuk Mevzuatı, -Hizmet Tespiti Davaları, Bilgili,A. Karahan Yayınları,2011 basımı
Hizmet Tespit Davası Kaç Yıl Sürer? Hizmet tespiti davası da mahkemenin yoğunluğu ve diğer durumlara göre değişkenlik gösterse de ortalama olarak 1-2 yıl sürmektedir. Hizmet tespit davası için neler gerekli? Kimler hizmet tespit davası açabilir? Hizmet Tespit Davası Nerede Açılır? Hizmet tespiti nasıl kanıtlanır? Hizmet tespit davası vekalet ücreti ne kadar? Hizmet tespit davası ne zaman açılır? Hizmet Tespit Davası Açabilmek İçin Gereken Şartlar Nelerdir? Hizmet tespit davası zamanaşımı süresi içinde açıldığı takdirde mahkemeye; Hizmet Tespit Davası Nasıl İş Hukuku Hizmetlerimiz1 İlgili Hizmet tespit davası için neler gerekli? Hizmet tespit davasıyla, işçi taraf mahkemeden, davacı işçi ile işveren arasında, belirli bir ücret karşılığı olarak bir iş ilişkisinin mevcut olduğunun tespiti talep edilir. Kimler hizmet tespit davası açabilir? Hizmet tespit davasını kişinin bizzat kendisi veya kişi ölmüşse hak sahipleri açabilir. Sigortalının kendisinin açması durumunda hizmet tespitine konu işyerinde hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurabilir. Hizmet Tespit Davası Nerede Açılır? İşçinin çalıştığı iş yerinin bulunduğu yer iş mahkemesi, Davalının, dava açıldığı tarihteki işyerinin bulunduğu yer iş mahkemesi, Davalı kişiler çoksa da her birisinin yerleşim yeri iş mahkemesi hizmet tespit davasının açılacağı mahkemelerdir. Hizmet tespiti nasıl kanıtlanır? Hizmet tespiti davalarında yazılı delillere öncelik tanınmalıdır. Yazılı delilerin aksinin de yazılı delil ile kanıtlanması gerekir. Ancak tespiti istenilen kimi durumlarda; iş yeri ve çalışma olgusuna yönelik resmi ve yazılı kanıt bulunması mümkün olmadığında, tanık beyanlarına değer vermek gerekir. Hizmet Tespit Davası Kazanılırsa Ne Olur? Hizmet tespit davası kişinin lehine sonuçlanırsa işçinin talep ettiği yıllar içerisindeki sigorta primleri işveren tarafından ödenir. Sadece sigorta primleri değil, bu dönemde işleyen yasal faiz de işçiye ödenir. Hizmet tespit davası vekalet ücreti ne kadar? Hizmet tespiti davasında Sosyal Güvenlik Kurumu lehine veya aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemektedir. Hizmet tespit davası ne zaman açılır? İşçi kural olarak sigortasız çalışarak geçirdiği sürenin son yılından itibaren başlamak üzere 5 yıl içerisinde hizmet tespiti davasını açmak hakkına sahiptir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir. Sürenin sona ermesi ile birlikte talebinizi mahkemede ileri sürseniz dahi dava reddedilir. Hizmet Tespit Davası Açabilmek İçin Gereken Şartlar Nelerdir? İşverenin işçiyi çalıştırmış olduğu işyerini kanuni yükümlülükleri sağlayan iş yerlerinden olması gerekir. İşçinin, yapmış olduğu bir hizmetin olmalı ve hizmet ilişkisi de işverene ait olan işyerinde gerçekleşmesi gerekir. Durumun SGK tarafından daha öncesinde tespit edilmemiş olması gerekir. İşçi davayı 5 yıllık süresi içerisinde açmalıdır. 5 yıllık süre hizmetlerin geçtiği yılın sonunda başlar. Hizmet tespit davalarında mahkemeye durumun kanıtlanması için bazı unsurların delil olarak sunulması gerekmektedir. Hizmet tespit davası zamanaşımı süresi içinde açıldığı takdirde mahkemeye; SGK iş yeri dosyası, Bilirkişi raporu, İşyeri sicil dosyası, Vergi kayıtları, Apartman, site vb. yönetim defter kayıtları, Tanıklar, Bordro vb., Unsurlar delil olarak sunulabilmektedir. Hizmetin tespit edilmesinin ardından işçinin geriye dönük sigortası düzeltilir. Hizmet Tespit Davası Nasıl Açılır Hizmet Tespit Davası kısaca tanımlayacak olursak İş veren tarafından işçinin Sigorta bildirimi ve kaydı yapılmadan çalıştırılması neticesinde işçinin sigortasız çalıştığı bu sürelerini sigortalı hale getirebilmek için açtıkları davadır. Davaya bakmakla Görevli İş Mahkemeleridir. İş Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir. İş Hukuku Hizmetlerimiz İşe İade Davası, Kıdem Tazminatı Alacağı Davası, Fazla Mesai Alacağı Davası, Hizmet Tespit Davası, İş Kazası, Kötüniyet Tazminatı Davası, İşçi-İşveren Uyuşmazlıkları, Toplu İş Sözleşmeleri, İş Hukuku Şirket Danışmanlığı, İş Sözleşmesi Hazırlanması, İş Sağlığı ve Güvenliği, Haklı Fesih, Hizmet Tespit Davası Kaç Yıl Sürer? Hizmet tespit davası kazanan varmı, Hizmet tespiti davası tanıkla ispat, Hizmet tespit davası ücreti 2021, Hizmet tespit davası açmadan alacak davası, Hizmet tespit davası örnek karar, Eksik prim hizmet tespit davası, Hizmet tespit davası zamanaşımı, Hizmet tespit davası hak DÜŞÜRÜCÜ süre, Kamulaştırma, Mahkeme Kararı, Sgk Yersiz Ödeme Cezai Şart İptali, Sigorta Hukuku, Tapu Kaydının Düzeltilmesi, Vergi Hukuku, Yurt Dışı Diploma Denklik, Yurt Dışı Fazla Mesai, Yurt Dışı Hafta Tatil Ücreti Alacağı, Yurt Dışı İhbar Tazminatı, Yurt Dışı İş Kazası, Yurt Dışı İşe İade Davası, Yurt Dışı Kıdem Tazminatı, Yurt Dışı Maaş Alacağı, Yurt Dışı Ücret Alacağı, Yurt Dışı Yıllık İzin Alacağı, Yurtdışı İşçilik Alacakları,
Hizmet tespit davası , sigorta bildirimi yapılmadan ve sigorta primi yatırılmadan çalıştırılan işçilerin bu durumu öğrendiği anda sigortasız çalıştığı süreyi sigortalı hale getirmek için açtığı davadır. İşçini açacağı bu davanın yasal dayanağı 5510 sayılı kanunun 86. maddesinin Bu fıkra “Aylık prim ve hizmet belgesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır.” Hizmet Tespit Davası Açılabilmesinin Koşulları Hizmet tespit davasının açılabilmesi birtakım koşullara bağlanmış olup bu koşulların yerine getirilip getirilmediği yerine getirildiyse dava başlatma ve sürecinin takibi için hukuk danışmanına başvurulabilir veya da avukata vekalet verilmek suretiyle dava sonucu hak korunumu garanti altına alınabilir. Bu koşullar; İşyerinin niteliği 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası kapsamında sayılanlardan olmalıdır. Hizmetim işverenedavalı iş yerinde görülmüş olması gerekir. Tespit davasının konusu analık, hastalık gibi kısa vadeli sigortalar değil, uzun vadeli sigortalarda olmalıdır. Hizmetin sigortasız olmuş olması ve kurumca bunun tespit edilmemiş olması gerektir. Görülen hizmetin üzerinden 5 yıl geçmeden tespit davası açılmalıdır. Hizmet Tespit Davasında Kullanılabilecek Deliller Hizmet tespit davasında davacı işçi, geçmiş dönemde çalışmış olduğunu bizzat ispat etmekle yükümlüdür. Bu açıdan davacı, çalışma olgusunu tanık dahil her türlü delille ispat edebilecektir. Davada tanık olarak gösterilecek kişilerin çalışma dönemine ilişkin bordrolardan seçilmesi önem arz etmektedir. Yargıtayın yerleşmiş içtihatları çerçevesinde tanık, bordro tanığı olacak ya da komşu işyeri çalışanı olacak şekilde davada yer almalıdır. Hizmet tespit davasında delil olarak kullanılabilecek kalemler şu şekilde sıralanabilir Sosyal Güvenlik Kurumu işyeri dosyası, İşveren yanındaki işyeri dosyası, Sigortalının işyeri sicil dosyası, İşverenin mesleki kuruluş kaydı, Dernek ve esnaf sicil kaydı, Sanayi ve ticaret odası kayıtları, Vergi mükellefiyet kayıtları, Apartman veya site yönetimine ait defter ve kayıtlar, Ücret bordroları, Tanık, Hizmet Tespit Davasında Taraflar Kimlerdir? Hizmet tespit davasında davacı taraf, hizmetinin tespitini isteyen veya hizmetinin tespiti istemesi gereken kişinin vefatı halinde, gelir ve aylık bağlanılmasına ya da toptan ödeme almaya hak kazanan eşi, çocuk, anne, baba kişiler olabilir. Hizmet tespit davasında davalı taraf, işveren ve sosyal güvenlik kurumudur. Ancak son değişiklikle , sosyal güvenlik kurumu artık hizmet tespiti davalarında feri müdahil olarak yer alacaktır. Hizmet Tespiti Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme Hizmet tespiti davalarında görevli mahkeme 5510 sayılı madde 101 uyarınca İş Mahkemeleridir. İş mahkemesinin bulunmadığı yerde görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Hizmet tespiti davalarında yetkili mahkeme; Davanın açıldığı tarihte davalının bulunduğu yerleşim yeri mahkemesi, İşçinin, çalıştığı işyerinin bulunduğu yer mahkemesi, Davalılar birden çok ise bunlardan birinin yer mahkemesi, olabilir. Hizmetin Tespiti Davalarında Zamanaşımı Çalışan, sigortasız çalışarak geçirdiği sürenin son yılından başlayarak 5 yıl içerisinde hizmetin tespiti davasını açmalıdır. Çalışan ölmüşse eğer ölümüne bağlı hak kazanan hak sahipleri için 5 yıllık hak düşürücü süre çalışanın vefatından itibaren başlar.
hizmet tespit davası kazanan varmı