Duleşin 2 çocuğunun olması durumunda; dul eşe %50, çocukların ise her birine %25 oranında maaş verilmektedir. Çocuklara verilen ölüm maaşının oranı cinsiyet veya medeni durum fark etmeksizin eş olmaktadır. Ölüm Aylığı Sorgulaması Nasıl Yapılır? TCK/ Madde – 227. (1) Çocuğu fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran, bu maksatla tedarik eden veya barındıran ya da çocuğun fuhşuna aracılık eden kişi, dört yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun işlenişine yönelik hazırlık hareketleri de Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler." Hükmünü içermekte olup; TMK'nun 364/1. maddesinde ise Notilk başvuru yaptığınız günden bağlanan süreye kadar olan birikmiş maaşlarınızı toplu ödüyorlar.500 tl bağlandı ise 4 ayda bağlansa 2000 tl yapar fakat alan başka kardeş eş var ise onlardan yapılan kesintiyi 1 sefere mahsus sizden alırlar bağlanmanın başladığı aydan itibaren normal maaşı alırsınız. Güncelnafaka 2 çocuk ve eş için; 250 lira ve benzeridir, yâni 3 kişiye ayda 250 lira.. Diğer tarafın Gelirine göre belirlenir. Cevapla. Adem a dedi ki: Ocak 4, 2021, 2:54 am. Ne kadar mı veriyorum? Asgari ücret veriyorum. Ne zaman mı bitecek 14 sene sonra. Tabi her sene açılacak davalardan sonra kendi hayatımı idame d7Uk. Yardım nafakası kavramı, daima bizlere boşanma davası çağırışımı yapmaktadır. Ancak nafakanın amacı doğrultusunda bir tanımdan yola çıkarsak, kişilerin standart düzeyde yaşamını idame ettirmesi için gereken geçimliktir. Türk Hukuk sistemi yardım nafakası da dahil olmak üzere, iki çeşit nafaka belirlemektedir. Bunlar; Tedbir Nafakası Yardım Nafakası Bu yazıda ele alacağımız nafaka türü de yardım nafakasıdır. Kişinin, çalışma ve geçimini idame ettirme konusunda sıkıntıya düştüğü durumlarda, kanunda belirtilen kan hısımlarından isteyebileceği nafaka türüne yardım nafakası denmektedir. Bu nafakayı isteme koşullarını, nafakanın miktarını hakim belirleyebilir. Yardım Nafakası Nedir? Yardım nafakası ile ilgili olarak, kimlerin bu nafakayı ödeyeceği kanun tarafından belirlenmiştir. Buna göre herkes için geçerli olmak üzere, kişi; Altsoy Kişinin; çocuklarına, torunlarına, Üstsoy Kişinin; anne babasına, büyük anne ve büyük babasına, Kardeşlerine, Eğer kendilerini idame ettiremeyecek durumdaysalar ve mali açıdan çıkmazın içindelerse maddi olarak yardım etmekle yükümlüdür. Bu kanunun temeli de örf ve adetlerimizden gelmektedir. Geçmişten bugüne Türk akrabalık ilişkilerinde, yardımlaşma çok önemli bir yer tutmuştur. Bu yardımlaşmanın; Kanuni bir dayanağı olması adına da yardım nafakası kurumu getirilmiş, inisiyatif alınmasından çok kişilere yükümlülük getirerek sistematik bir şekle bürünülmesi sağlanmıştır. Yardım Nafakasının Amacı Nedir? Yardım nafakasına ilişkin olarak getirilen bu yasal düzenlemeye yazımızın başında değinmiştik. Kişiler, birçok farklı nedenden dolayı yardıma muhtaç duruma düşebilirler. Ülke geneline seyreden bir ekonomik buhran olabilir, herhangi bir işte çalışamayacak kadar sağlık problemleri yaşanması olabilir vs. Bireylerin bu tür durumlarda da geçimlerini asgari düzeyde bile olsa sağlaması önem arz etmektedir. Ancak kişisel olarak bir maddi kanal yaratamayan bireye; üstsoyu, altsoyu ve kardeşleri tarafından maddi yardım yapılması yasalar tarafından düzenlenmiştir. Bu kanunun amacı bu anlattıklarımızdan ibarettir. Aksi halde halk diliyle, eli ayağı tutan kişilerin bu nafakayı talep etme hakları bulunmamaktadır. Yardım Nafakası Nasıl İstenir? Yardım nafakası, diğer nafaka türlerinden farklı olarak mahkeme tarafından re ’sen incelenerek hükmedilmez. Muhakkak ilgili tarafından talep edilmesi gerekmektedir. Söz konusu nafakayı almak isteyen kişi, Taleplerinin bulunduğu dilekçeyi mahkemeye, dava açmak sureti ile sunmalıdır. Eğer mahkeme gerek görürse nafakaya hükmedebilecektir. Hukukun temel ilkelerinden olan taleple bağlılık ilkesi de burada uygulama alanı bulmaktadır. Kişi, mahkemeden ne talep ettiyse, hakim daha fazlasına hükmedemez. Yardım Nafakası Davasında Öncelik Sırası Yardım nafakasının ilk önce hangi kan hısımından talep edileceği kafalarda soru işareti bırakmaktadır. Nafaka konusunda kanun, özel bir düzenlemeye gitmiş ve kişilerin, istediklerine karşı nafaka talep etmelerinin önüne geçmiştir. Buna göre nafaka talep edecek kişi, kanunda belirtilen sırayı takip etmek zorundadır. Kanunda düzenlenen sıra, mirasçılıktaki sıra gibi olacaktır. Mirasçılıktaki sırayı açıklayacak olursak; Miras hukuku, zümre sistemini kabul etmiş ve mirasçıları belirli zümrelere ayırmıştır. Örnek verecek olursak, Miras hukukuna göre 1. Zümrede mirasçının bulunması, diğer zümrelerin mirasçılığı önünde bir engel oluşturmaktadır. Bunu somut olarak örneklendirecek olursak, A’nın ölmesi durumunda eğer çocuğu varsa annesi B veya kardeşi C, mirastan faydalanamayacaktır. Nafaka sıralaması da bu şekilde işlemektedir. İlk davalının kim olacağını mirasçılık sıralamasından kolayca anlayabiliriz. Nafaka davasında sırasıyla davalılar şu şekildedir; Nafaka davası açan kişinin altsoyu Çocukları, Torunları, Nafaka davası açan kişinin üstsoyu Annesi, Babası, Nafaka davası açan kişinin kardeşleri. Eğer kardeşlerinin maddi durumu, yardım etmeye elverişli değilse nafaka yükümlülükleri bulunmamaktadır. Nafaka davası açan kişinin, büyük annesi ve büyük babası, Eğer hala hayattalarsa, üst soyun da üst soyuna, Nafaka talebi ile dava açılabilir. Ancak sıralamayı takip ederek davayı açmak önem arz etmektedir. Sıralamayı takip etmekten kasıt, alt sırada nafakayı ödeyebilecek maddi imkanlara sahip kan hısımı olduğu halde o sırayı atlayarak bir üst sıradaki kan hısımına, nafaka talebi ile dava açılması mümkün değildir. Yardım Nafakasının Nakit Ödenmesi Zorunlu Mudur? Yardım nafakası, kanunda düzenlendiği üzere nakit ve tümü bir arada olacak şekilde yani peşin ödenmelidir. Fakat taraflar kendi aralarında yapacakları anlaşma ile bu nakit olan nafakayı, herhangi bir mala çevirebilirler. Peşin ödenmesi konusunda ise kanunda açıkça bir kısıtlama bulunmadığı için kıyas yolu ile iratlar halinde de ödenmesi düşünülebilmektedir. Yardım Nafakasının Arttırılması, Azaltılması veya Kaldırılması Yardım nafakasının, maddi olarak muhtaç durumda olan kişiye karşı verildiğini yukarıda bahsetmiştik. Eğer nafaka alan kişi, nafaka almak zorunda bırakan durumdan kendisini kurtaracak olursa ve koşullar lehinde veya aleyhinde değişecek olursa; nafakanın azaltılması, arttırılması ya da tümden kaldırılması mümkün hale gelebilir. Koşulların bu hale geldiği ise mahkemede ispat edilmelidir. Aksi halde hakim bu yönde bir karar vermeyecektir. Örnek verecek olursak, bir rahatsızlığı nedeni ile çalışamayacak durumda olan ve nafaka alan kişinin, iyileşip eski haline gelmesi sonucunda nafakası hakim tarafından kaldırılabilir. Ya da yoksul olan ve maddi imkansızlıklar içerisinde bulunan kişinin, maddi gücünün toparlanması ile beraber hakim yine nafakanın kaldırılmasını isteyebilir. İşin özü itibari ile sözü geçen nafaka sınırsız olarak kişiye verilmez. Koşullarla beraber değişkenlik gösterebilir. Yardım Nafakası Davasında Görev ve Yetki Yardım nafakası, davalarında görev ve yetki hususu TMK’da düzenleme altına alınmıştır. Bu davalara bakacak görevli mahkeme Aile Mahkemesi, yetkili mahkeme de davanın taraflarından herhangi birisinin bulunduğu yer mahkemesidir. Yetki bakımından davacıya seçimlik bir hak tanınmıştır. İsterse kendi yerleşim yeri Aile Mahkemesinde isterse de davalının yerleşim yeri mahkemesinde davayı açabilecektir. Görevli mahkeme açısından ise eğer ki davanın açılacağı yerde Aile mahkemesi bulunmuyor, bu durumda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Burada Asliye Hukuk Mahkemesi, mevcut davaya Aile Hukuk Mahkemesiymiş gibi bakacaktır. Öğrenciler Yardım Nafakası Talep Edebilir Mi? Yardım nafakası öğrenciler açısından da mümkün olabilmektedir. TMK’da bu durumla ilgili olarak düzenlenmiş özel bir hüküm bulunmaktadır. İlgili hüküm olan Türk Medeni Kanunu madde 328/2 uyarınca, öğrencili faaliyeti halen devam eden ancak 18 yaşını doldurmuş kişinin ebeveynleri, çocuğun eğitim hayatı son bulana kadar maddi imkanları doğrultusunda çocuklarına yardım etmek zorundadırlar. TMK’da ele alınan bu mevcut düzenleme, iştirak nafakasından farklıdır. İştirak nafakasında ebeveynler, çocuk 18 yaşına kadar ortak olarak bakmakla yükümlü olup 18 yaşını tamamladığı andan itibaren bakım yükümlülükleri ortadan kalmaktaydı. Ancak TMK düzenlenen bu madde ile çocuğun tüm öğrenim hayatı boyunca ebeveynlerin, bakmakla yükümlü olduğu bize açıkça yardım nafakası çağırışımı yapmaktadır. Yardım Nafakası İcraya Konu Olabilir Mi? Yardım nafakası hakim tarafından kararlaştırıldıktan sonra ödenmemesi durumunda icra edilebilirliği gündeme gelmektedir. Ancak uygulamada, merak konusu olan başka bir husus daha vardır. O da nafakanın ilamsız icra takibi konusu olup olamayacağı konusudur. HMK “Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez.” denilmiştir. Bu kapsamda aile hukukundan kaynaklanan düzenlemelerde ilam şartı kanunen aranmaktadır. Ancak nafaka ile ilgili olan uyuşmazlıklarda bu kanunun bir istisnası bulunmaktadır. Bu istisna Yargıtay’ın daha önce verdiği yerleşik kararlardan kaynaklanmaktadır. Buna göre nafakaya konu olan mahkeme ilamları yani mahkeme kararları, kesinleşmesine gerek kalmadan da icra takibine konu olabilmektedir. Sonuç Yardım nafakası; yardıma ihtiyacı olan ve sadece ekonomik olarak yardımlarla ayakta durabilen kişiye, kanunda belirtilen kan hısımları tarafından mahkeme eliyle yapılan yardıma denilmektedir. Nafakanın tespit edilmesi, koşulları ve miktarına ise hakim takdir yetkisini kullanarak karar verecektir. Kanun gereği kural olarak kişiler, yardıma muhtaç olan ve yardım edilmediği zaman düşkün olacak; altsoya, üstsoya ve kardeşlere ekonomik olarak destek olmak zorundadır. Fakat bu kurala rağmen kişiye yardım edilmemesi sonucunda da dava açılması sonucunda mahkeme bu nafakaya hükmedecektir. İştirak Nafakası Nedir?Peki iştirak nafakasına konu edilebilecek giderler nelerdir?Kimler İştirak Nafakası Talep Edebilir?İştirak Nafakası Nasıl Hesaplanır?İştirak Nafakası Kaç Yaşına Kadar Ödenir?İştirak Nafakası Hangi Hallerde ve Ne Zaman Kesilir?İştirak Nafakası Ödenmezse Ne olur?Nafaka Alacaklarında Zamanaşımı Nedir? İştirak nafakası, velayeti kendisine verilmeyen eş aleyhine, ergin olmayan çocuk lehine herhangi bir talep olmaksızın da hakim tarafından hükmedilen nafaka türüdür. Bu nafaka türünde eşlerin kusur durumunun hiçbir önemi yoktur. Bu nafaka türündeki amaç ergin olmayan çocuğun yetiştirilmesi, sağlık barınma, eğitim vs. giderlerine velayet kendisine verilmeyen eşin mali gücü oranında katılmasını sağlamaktır. Medeni Kanun Mahkeme tarafından daha önce tedbir nafakası adı altında ödenmesine karar verilen nafakanın boşanma ya da ayrılık kararının kesinleşmesi ile birlikte iştirak nafakası şeklinde ödenmesine karar verilir. İştirak nafakası davasına bakmaya 4787 sayılı kanun ile kurulan Aile Mahkemesi görevlidir. Türk Medeni Kanunu’nda tarafların boşanması ile birlikte varsa müşterek çocuklar hakkında bazı düzenlemelerin yapılması gerekir. Nitekim boşanmanın çocuklar açısından sonuçlarından birisi de çocuklara nafaka verilmesi hususudur. Türk Medeni Kanunu’nun 182. Maddesinin 2. Fıkrasında Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderine gücü oranında katılmak zorundadır’ diyerek çocuğa verilmesi gereken nafakaya ilişkin yasa metni düzenlenmiştir. Uygulamada ve yasada çocuklara verilecek nafaka çeşitleri şu şekildedir -Tedbir Nafakası-İştirak Nafakası-Yardım Nafakası Tedbir Nafakası Türk Medeni Kanunu 169. Maddeye göre geçici bir önlem olan tedbir nafakası boşanma davası süresince çocuğun mağdur kalmaması adına verilen nafakadır. Yardım Nafakası Evlilik birliğinin sona ermesiyle birlikte 18 yaşından büyük müşterek çocuğun sağlık,eğitim giderleri devam edecektir. Üniversite eğitiminin ve diğer ihtiyaçların karşılanması adına anne ve babanın yükümlülükleri devam eder. İşte bu nedenle Türk Medeni Kanunu’nda çocuk 18 yaşını doldursa da nafaka hakkı mevcuttur. Bu tür nafakaya da yardım nafakası denmektedir. İştirak Nafakası 18 yaşını doldurmamış müşterek çocuk için verilen nafaka türüdür. Burada detaylıca bu nafaka türünden bahsedeceğiz. Evlilik birliğinde anne ve babaya çocukların bakım, gözetim, eğitim, sağlık vb. sorumlulukları yüklenmiştir. Taraflar boşanmış olsalar da anne ve babanın bu yükümlülükleri devam edecektir. Velayeti kendisinde olmayan çocuk için her anne /baba giderlere katılmak zorundadır. Peki iştirak nafakasına konu edilebilecek giderler nelerdir? -Sağlık Giderleri-Eğitim Giderleri-Yiyecek Giderleri-Giyecek Giderleri-Barınma Giderleri-Sosyal Giderler ve benzeri giderler iştirak nafakasına konu edilebilir. Kimler İştirak Nafakası Talep Edebilir? İştirak nafakası, boşanma davası neticesinde çocuğun velayeti kendisinde olmayan eş aleyhine çocuğun giderlerine katılmasını sağlamak üzere hükmedilen bir nafakadır. İştirak nafakası davası açabilecek kişiler şunlardır Medeni Kanun -Fiili olarak çocuğa bakan eş, -Çocuğa atanan kayyım, -Vasi, -Ayırt etme gücüne temyiz kudretine sahip çocuk talep edebilir. İştirak Nafakası Nasıl Hesaplanır? Çocuk için ödenecek nafaka miktarı; çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşullarındaki paranın alım gücü ile genel ihtiyaçlarına uygun olarak ana babanın mali durumları da gözetilmek suretiyle hakim tarafından MK hususlar da dikkate alınarak takdir edilir. TMK m. 330 Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun varsa gelirleri de göz önünde bulundurulur. İlköğrenim çağındaki çocuk için kararlaştırılacak nafaka miktarı ile lise ya da üniversite çağındaki çocuk için kararlaştırılacak nafaka miktarı ya da mali durumu daha iyi olan eşin yanında kalan çocuk için kararlaştırılacak nafaka miktarı ile mali durumu daha kötü olan eşin yanında kalan çocuk için kararlaştırılacak nafaka miktarı aynı olmayacaktır. Medeni Kanunun 182/3 maddesine göre hakim, tarafların istekleri halinde irat şeklinde ödenmesine karar verilen iştirak nafakasının ileriki yıllarda ne miktar arttırılacağını da kararında belirtebilir. Hakim, iştirak nafakasının, her yıl TEFE/TÜFE, DİE, Döviz Artış Kuru, Altın Fiyatları endeksine göre arttırılacağını kararında belirtmek sureti ile sonraki yıllarda ödenecek nafaka miktarını da belirleyebilir. Hakim gelecek yıllarda ödenecek nafaka miktarını belirlememiş olması ya da şartların değişmiş olması durumunda nafaka alacaklısı ya da nafaka borçlusu nafaka uyarlama davası açabilir. Mesela nafaka borçlusunun mali durumunun çok iyi hale gelmesi, çocuğun liseye, üniversiteye başlaması vs. İştirak Nafakası Kaç Yaşına Kadar Ödenir? İştirak nafakası kural olarak çocuğun 18 yaşını doldurması, evlenmesi ya da TMK göre mahkeme kararı ile ergin kılınması sureti ile son bulur. TMK Ancak çocuk ergin olmasına rağmen eğitim hayatına devam ediyorsa eğitim hayatı sonuna kadar iştirak nafakası ödenmeye devam edilir. TMK İştirak Nafakası Hangi Hallerde ve Ne Zaman Kesilir? İştirak nafakası aşağıdaki hallerde kesilir -Nafaka borçlusunun ölmesi, -Çocuğun ergin olduktan sonra eğitim hayatına devam etmemesi, -Çocuğun evlenmesi. İştirak Nafakası Ödenmezse Ne olur? İştirak Nafakasının ödenmemesi durumunda cebri icra ile tahsili yoluna gidilebilir. Kanun koyucu nafakanın tahsilini kolaylaştırmak için bazı tedbirler ihdas etmiştir. Nafaka alacakları İcra İflas Kanununa göre düzenlenecek sıra cetvelinde 1. sıra alacaklar arasında sayılmıştır. Dolayısıyla nafaka borçlusunun menkul ya da gayrimenkul mallarının icra yolu ile satılması durumunda satış parasından nafaka alacağı öncelikle ödenir. Nafaka alacaklarının tahsili için emekli maaşına haciz konulabilir. Nafaka alacağının tahsili için nafaka borçlusunun maaşına haciz konulması durumunda aylık nafaka miktarının tamamı maaştan kesilir. Nafaka borçlusunun maaşında önceden haciz olsa bile aylık nafaka miktarı önceki hacizlerden bağımsız olarak maaştan kesilir. Nafaka borçlusu, aylık nafaka bedelini ödememesi durumunda nafaka alacaklısının şikayeti üzerine diğer şartların da mevcut olması durumunda İİK 344. maddesine göre 3 aya kadar tazyik hapsine mahkum edilecektir. Nafaka Alacaklarında Zamanaşımı Nedir? Mahkeme ilamları ile ilam hükmündeki diğer kararlar son işlem tarihinden itibaren 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Yani bu ilam dayanak alınarak işlem yapılamaz. İİK BK m. 146 Nafakaya ilişkin ilamlar bu kuralın istisnasıdır. Yani, nafaka alacağına dair bir mahkeme kararı üzerinden 10 yıl geçse dahi, o mahkeme kararı geçerlidir. Ancak biriken nafaka alacakları üzerinden 10 yıl geçmekle ilam zamanaşımına uğramasa bile biriken nafaka alacakları zamanaşımına uğrar. Mesela tarihinde hükmedilen iştirak ya da yoksulluk nafakasını tarihinde tahsili için icraya koyduğumuzda tarihinden önceki nafakalar zamanaşımına uğramış olur. Ancak ilamın üzerinden 10 yıldan fazla bir süre geçmiş olmasına rağmen ilam geçerliliğini korur. İçindekiler1 İştirak Nafakası Çocuk İçin Nafaka Nedir?2 İştirak Nafakası Çocuk İçin Nafaka Kime Ödenir?3 İştirak Nafakası Çocuk İçin Nafaka İçin Talep Zorunlu Mudur?4 İştirak Nafakası Çocuk İçin Nafaka Ne Zaman İstenebilir?5 İştirak Nafakası Çocuk İçin Nafaka Miktarı Ne Kadar?6 İştirak Nafakasına Çocuk İçin Nafaka Nasıl Karar Verilir?7 İştirak Nafakası Miktarının Belirlenmesi Açısından Davacı Ne Yapmalıdır?8 İştirak Nafakasında Eşlerin Kusur Durumu Dikkate Alınır Mı?9 İştirak Nafakası Çocuk İçin Nafaka Sadece Boşanma Davalarında Mı Geçerlidir?10 18 Yaşından Büyük Çocuklar İştirak Nafakası İsteyebilir Mi?11 18 Yaşından Büyük Öğrenci Çocuklar Nafaka İsteyebilir Mi?12 İştirak Nafakası Çocuk İçin Nafaka Ödenmez İse Ne Yapılmalıdır?13 İştirak Nafakasını Çocuk İçin Nafaka Ödememek Suç Mudur?14 İştirak Nafakası Çocuk İçin Nafaka Nasıl Arttırılır?15 İştirak Nafakası Ödemekle Yükümlü Eşin Maddi Durumu Kötü İse Ne Olur?16 İştirak Nafakası Çocuk İçin Nafaka Ne Zaman Sona Erer?17 Taraflar Kendi Aralarında İştirak Nafakası Miktarını Kararlaştırabilirler Mi?18 Anlaşmalı Boşanmada İştirak Nafakasına İlişkin Protokol Maddesinde Hüküm Yok İse Ne Olur?19 İştirak Nafakası Çocuk İçin Nafaka Davalarında Görevli Mahkeme Hangisidir? Dava Hangi Mahkemeye Açılacaktır? Boşanma kararı ile birlikte hakim, çocuğun velayetini eşlerden bir tanesine verecektir. Çocuğun velayeti hangi eşe bırakılmış ise çocuğun bakımını ve himayesini üstlenmiş olacaktır. Ancak çocuğun bakım, eğitim ve diğer giderleri sadece velayeti alan eşe ait değil, velayet kendisine verilmeyen eşin de çocuğun bakımına, eğitimine ve diğer ihtiyaçları için giderlerine katılması gerekmektedir. İşte, çocuğun velayeti, kendisine verilmeyen eşin, çocuğun giderleri için ödemek zorunda olduğu nafakaya iştirak nafakası denilir. İştirak Nafakası Çocuk İçin Nafaka Kime Ödenir? İştirak nafakası, müşterek çocuğun eğitim ve bakım giderleri için, çocuklar yararına kullanılmak üzere çocuğun velayetini alan eşe verilir. İştirak nafakası henüz ergin olmayan yani 18 yaşından küçük çocuklar için ödendiği için ödemenin velayet hakkına sahip eşe ödenmesi gerekir. Ancak bu ödemeler çocukların bakım ve eğitim giderleri için verilmektedir. İştirak Nafakası Çocuk İçin Nafaka İçin Talep Zorunlu Mudur? Boşanma davasının açılması ile mahkeme öncelikli olarak çocukların himayesine ilişkin tedbirleri almakla yükümlüdür. Bu hususta herhangi bir talep olmaksızın mahkemece re’sen yani kendiliğinden karar vermek zorundadır. Aynı durum boşanma davası sonucunda eşlerin boşanmalarına karar verilmesi halinde de geçerlidir. Yani mahkemece bu hususta bir talep olmasa dahi iştirak nafakasını Türk Medeni Kanunu’nun 182/2. maddesindeki emredici hüküm olarak iştirak nafakasına ilişkin karar verilecektir. İştirak Nafakası Çocuk İçin Nafaka Ne Zaman İstenebilir? İştirak nafakası için talep gerekmediği gibi yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilecek taleplerdendir. Üstelik iştirak nafakasının boşanma davasından sonra ayrı bir dava şeklinde açılması da mümkündür. Hukuk Yargılama Usulünde, tarafların dava dilekçesi sunma, davaya cevap dilekçesi sunma, cevaba cevap dilekçesi sunma ve ikinci cevap dilekçesi sunma şeklinde karşılıklı dilekçelerini sunduğu aşamaya dilekçeler teatisi aşaması demekteyiz. Bu aşamadan sonra ön inceleme duruşması gerçekleşir. İşte dilekçeler teatisi aşamasında ileri sürülmeyen talep ve iddialar “İddia ve Savunmanın Genişletilmesi Yasağı” nedeniyle sonradan ileri sürülemez. Ancak mahkemece re’sen yani kendiliğinden göz önünde bulundurulması gereken hususlar bu yasağa tabi değildir. Dolayısıyla iştirak nafakasına ilişkin talepler İddia ve Savunma Yasağına takılmadan ileri sürülebilecek taleplerdendir. İştirak Nafakası Çocuk İçin Nafaka Miktarı Ne Kadar? İştirak nafakası konusunda kural Velayet kendisinde bulunmayan eş çocuğun eğitim ve bakımı için gerekli giderlere gücü yettiğince katılmakla yükümlüdür. Burada temel kriter “gücünün yettiği kadar”. İşte bu nedenle, mahkemece yargılama aşamasında tarafların sosyal ve ekonomik durum tespiti için kollukça araştırma yapılır, tarafların taşınmaz mal sahipliğine ilişkin TAKBİS ve TAKBAS gerekli sorgulamaları yapar. Yine taraflar eşler boşanma davası sırasında sunduğu deliller ile karşı tarafın ekonomik durumunu ispatlamaya çalışırlar. Örneğin, davacı davalının banka hesaplarına ilişkin dökümlerinin getirtilmesini isteyebilir, yine davalı davacının çalıştığı işyerinden aldığı maaş, ücret ve diğer tüm alacaklarının dosyaya bildirilmesini isteyebilir. Sorumuza gelecek olursak, mahkemece tarafların sosyo-ekonomik durumuna göre uygun bir iştirak nafakası belirlemeye çalışılır. Bu nedenle sabit bir İştirak Nafakası meblağından bahsetmek mümkün değildir. Her bir dava kendisine özgü olduğu için her bir davaya ve olaya ayrı şekilde iştirak nafakası miktarı kararlaştırılacaktır. Örneğin, maddi durumu kötü bir ailede 200-300 TL civarında bir iştirak nafakasına hükmedilirken ekonomik koşulları daha elverişli bulunan faklı bir olayda 3000-5000 TL civarında iştirak nafakasına hükmedilebilir. Yine okul çağında bulunmayan bir çocuğun giderleri ile ortaöğretim çağında bulunan eğitim gideri,kırtasiye gideri, öğrenci servisi gideri vs. bulunan. bir çocuğun giderleri farklılık arz edecektir. Bu nedenle okul öncesindeki çağda bulunan bir çocuğa takdir edilecek iştirak nafakası ile ortaöğretim çağındaki bir çocuğa takdir edilecek iştirak nafakası farklı olacaktır. İştirak Nafakasına Çocuk İçin Nafaka Nasıl Karar Verilir? Eşlerin boşanmasına karar veren mahkeme hakimi, müşterek çocukların velayetinin hangi eşe verileceğine dair karar verir. Velayet kendisine verilmeyen eşin sosyal ve ekonomik durumu ile müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, sağlık durumu vs. gibi hususları nazara alarak aylık bir tutara hükmeder. Örnek olarak; Çocukların velayetinin davacıya verilmesine, Müşterek çocuklar yararına kullanılmak üzere her bir çocuk için aylık 200 TL. iştirak nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, şeklinde hüküm kuracaktır. İştirak Nafakası Miktarının Belirlenmesi Açısından Davacı Ne Yapmalıdır? İştirak nafakasında yukarıda da arzettiğimiz üzere hem mahkemece kendiliğinden araştırma yapılır hem de taraflar buna ilişkin deliller sunabilecekleri gibi delillerin getirileceği yerleri de belirtebilirler. Gerçekten de delillerin ileri sürülmesi aşamasında tarafların muhakkak özellikle velayet kendisine verilmeyen eşin mali durumu, maaş ya da ücreti ile diğer gelir getirici hususları belirtmeleri gerekir. Örneğin kişinin hisseli olduğu bir dükkanın kira getirisi var ise bunu mahkemeye bildirmeli ve tespiti için delilleri ileri sürmelidir. Eşin bankada parası bulunmakta ise bankadan söz konusu meblağın ve hesap hareketliliğini gösterir dökümlerinin getirtilmesi sağlanmalıdır. Kişinin faiz geliri bulunmakta ise bu husus belirtilmeli ve mahkemece bunun tespiti istenmelidir. Kısacası delil toplama işleminin tamamı mahkemeye bırakılmamalı toplanması gereken delillerin neler olduğu hususu açıkça aydınlatılmalı ve mahkemece bu delillerin toplanması istenmelidir. İştirak Nafakasında Eşlerin Kusur Durumu Dikkate Alınır Mı? İştirak nafakası tarafların eş olmasından değil, anne veya baba olmasından ebeveyn olmasından kaynaklı bir yükümlülüktür. Tekrar hatırlatmak gerekirse iştirak nafakası müşterek çocuklar için harcanmak üzere, onların bakım ve eğitimi için mahkemece karar altına alınan bir yükümlülüktür. Bu nedenle, Boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kimin kusurlu olduğuna bakılmaz. Kusur araştırılması yapılmaz. Eşe, çocuğun velayeti verilmemiş ise iştirak nafakası yükümlülüğü ortaya çıkacaktır. Dolayısıyla boşanma davasında hiçbir kusuru bulunmayan eş, eğer velayet kendisine verilmemiş ise müşterek çocuklar için iştirak nafakası ödemek zorundadır. İştirak Nafakası Çocuk İçin Nafaka Sadece Boşanma Davalarında Mı Geçerlidir? Hayır. İştirak nafakası çocuğun velayetinin anne ve babanın birlikte kullanamadığı durumların tümü için geçerlidir. Taraflar boşanma davası yerine ayrılık davası açmış iseler ya da mahkemece tarafların boşanmalarına değil de ayrılıklarına karar verilmiş ise bu takdirde müşterek çocuklar için iştirak nafakasına hükmedilecektir. Yine boşanma davası değil de, evliliğin iptali davası açılması halinde de müşterek çocuklar için iştirak nafakasına hükmedilecektir. Boşanma Davasında İştirak Nafakası Talep Etmediğini Belirten Eş Ayrı Bir Dava Açarak İştirak Nafakası Talep Edebilir Mi? 18 Yaşından Büyük Çocuklar İştirak Nafakası İsteyebilir Mi? İştirak Nafakası, Ergin olmayan çocuklar için yani 18 yaşından küçük çocuklar için düzenlenmiştir. Bu nedenle müşterek çocuğun 18 yaşından büyük olması halinde talep ettiği nafaka “İştirak Nafakası” değil, “Yardım Nafakası”dır. Yardım Nafakası hususu bir başka yazımızın konusunu oluşturmaktadır. 18 Yaşından Büyük Öğrenci Çocuklar Nafaka İsteyebilir Mi? İştirak nafakası açısından müşterek çocuğun öğrenci olup olmaması önem arzetmez. Çocuğun Ergin olup olmadığına bakılır. Eğer çocuk ergin ise öğrenci de olsa “İştirak Nafakası” değil, “Yardım Nafakası” Talep Edebilecektir. İştirak Nafakası Çocuk İçin Nafaka Ödenmez İse Ne Yapılmalıdır? İştirak nafakasına ilişkin mahkeme kararı karşısında, nafaka yükümlüsü bulunan eş iki şekilde hareket edebilir. Nafakayı ödeyebilir ya da ödemez. Nafakayı düzenli bir şekilde ödeyen eş açısından problem yok. Ancak iştirak nafakasını ödemeyen eşe karşı öncelikle İcra Takibi açılmalıdır. Nafakaya İlişkin İlamın İcrası için İlamlı İcra Takibi başlatılacaktır. Buna ilişkin takip talebi ve mahkeme kararı eklenmek suretiyle icra takibi başlatılır. Borçluya “İcra Emri” gönderilir. Borçlu kendisine tebliğ edilen İcra Emrine rağmen ödeme yapmaz ise bu takdirde takip kesinleşir. Borçlu yani nafaka yükümlüsü hakkında haciz işlemlerine başlanır. Ancak tek yol haciz işlemleri değildir. Çünkü İştirak Nafakasına ilişkin yükümlülük, İcra ve İflas Kanunu’nda düzenlenen ve cezai müeyyideye bağlanan bir Nafaka Yükümlülüğüdür. Bu nedenle iştirak nafakasını hakkında başlatılan icra takibine rağmen ödemeyen Nafaka Yükümlüsü hakkında İcra Ceza Mahkemesinde Nafaka Yükümlülüğünün ihlali nedeniyle şikayette bulunulur. İştirak Nafakasını Çocuk İçin Nafaka Ödememek Suç Mudur? Suç dediğimizde Türk Ceza Kanunu ve Diğer özel ceza Kanunlarında suç olarak tanımlanan ve müeyyidesi açıkça belirtilen fiiller anlaşılır. Nafaka Yükümlülüğü’nün İhlali ise İcra ve İflas Hukukuna ilişkin olup, bir İcra ve İflas Suçu’dur. Aradaki pratik fark şudur ki; Türk Ceza Kanunu anlamında suç işlenmesi halinde hapis cezası veya adli para cezasına hükmedilir. Söz konusu suçlar nedeniyle cezalar adli sicile işlenir. Koşulları var ise erteleme veya paraya çevirme gibi seçenekler bulunmaktadır. İcra ve İflas suçları bakımından ise durum daha farklıdır. Şöyle Ki; İcra ve İflas suçları adli sicile işlenmez, yani kişinin sabıkasında görünmez. Söz konusu suçlar karşılığında “Tazyik Hapsi ile Cezalandırma”ya karar verilir. Bu cezanın ertelenmesi, paraya çevrilmesi mümkün değildir. İştirak Nafakası Çocuk İçin Nafaka Nasıl Arttırılır? Mahkemece müşterek çocuklar için belirlenen iştirak nafakasının çocukların koşullarının değişmesi veya iştirak nafakasının koşulların değişmesi halinde arttırılması mümkündür. Müşterek çocuk için iştirak nafakası takdir edilirken yaşının küçük olması, daha sonra müşterek çocuğun okula başlayarak eğitim giderlerinin ortaya çıkması, daha önce ilk öğretimde bulunan müşterek çocuğun daha sonra yüksek öğretime gitmesi gibi artan ihtiyaçlar nedeniyle iştirak nafakası arttırılabilir. Paranın alım gücünün azalması karşısında takdir edilen iştirak nafakasının yeterli olmaması karşısında mahkemece uygun oranda arttırım yapılarak iştirak nafakasının arttırılmasına karar verilebilir. Yine iştirak nafakası yükümlüsünün mali koşullarının iyileşmesi, zenginleşmesi halinde de çocuklara sağlayacağı parasal katkı ekonomik durumuna oranlanarak iştirak nafakasının arttırılmasına karar verilebilir. İştirak nafakasının arttırılması için “İştirak Nafakasının Arttırılması Davası” açılmalıdır. İştirak Nafakası Ödemekle Yükümlü Eşin Maddi Durumu Kötü İse Ne Olur? İştirak nafakasının tayininde temel kriter, iştirak nafakası yükümlüsü eşin “gücünün yettiği kadar” kriteridir. Bu durumda gerçekten de çalışmaya engel fiziksel bir engeli bulunmuyor ise yine gelir elde etme imkanı bulunuyor ise iştirak nafakası ödemekle yükümlüdür. Aynı durum tutuklu, hükümlü ya da asker olan eş için de geçerlidir. Bu kişilerin başkaca gelirlerinin bulunması halinde tutuklu, hükümlü ya da asker olmaları iştirak nafakası yükümlülüğünden kurtarmaz. İştirak Nafakası Çocuk İçin Nafaka Ne Zaman Sona Erer? İştirak nafakası müşterek çocuğun erginliğe yani 18 yaşını ikmaliyle sona erer. Yine müşterek çocuğun vefat etmesi halinde de iştirak nafakası yükümlülüğü sona erer. Son olarak müşterek çocuğun velayeti değişir ise, bu takdirde velayet hakkı ve iştirak nafakası yükümlülüğü aynı kişide birleşmekte ve iştirak nafakası yükümlülüğü sona ermektedir. Ancak tüm bunlar için mahkemece iştirak nafakasının kaldırılmasına dair karar verilmelidir. Taraflar Kendi Aralarında İştirak Nafakası Miktarını Kararlaştırabilirler Mi? Tarafların mahkeme dışında kendi aralarında anlaşarak uyuşmazlığa ilişkin sulh olmaların “Mahkeme Dışı Sulh” demekteyiz. Ancak İştirak Nafakası “Mahkeme Dışı Sulh” kapsamına girmez. Çünkü tarafların özgürce tasarruf edebildikleri hususlarda mahkeme dışı sulh mümkündür. Bu nedenle taraflar mahkeme dışında kendi aralarında ödenecek iştirak nafakasını kararlaştırabilir. Ancak iştirak nafakasına ilişkin bu anlaşmaları hakimin uygun bulması şartı ile geçerlilik kazanacaktır. Mahkeme, iştirak nafakası miktarını uygun görmez ise tarafların bu konuda sulh olmaları anlaşmaları hakimi bağlamayacaktır. Anlaşmalı Boşanmada İştirak Nafakasına İlişkin Protokol Maddesinde Hüküm Yok İse Ne Olur? Anlaşmalı boşanmada tarafların boşanma iradelerinin bulunması yeterli olmayıp, boşanmanın sonuçlarına ve çocukların durumuna ilişkin anlaşmanın sağlanmış olması gerekir. Bu itibarla anlaşmalı boşanma davasında taraflar protokolde iştirak nafakasına ilişkin bir maddeyi düzenlememişler ise veya protokolde iştirak nafakası ödeneceği belirtilmiş ancak miktarı belirtilmemiş ise mahkemece re’sen bir karar verilecek ve miktar belirlenecektir. İştirak Nafakası Çocuk İçin Nafaka Davalarında Görevli Mahkeme Hangisidir? Dava Hangi Mahkemeye Açılacaktır? İştirak nafakası boşanma, ayrılık ve iptal davaları ile birlikte açılabileceği gibi bu davalardan bağımsız olarak açılması mümkündür. Boşanma, ayrılık ve iptal davalarında dava Aile Mahkemesinde görüleceği için bu hususta karar mercii Aile Mahkemesidir. Aynı şekilde Bağımsız İştirak Nafakası Davasında da görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı ilçelerde bu davalar Aile Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesinde görülerek karara bağlanacaktır. Anne ve baba, evlilik birliğinin devam edip etmemesinden bağımsız olarak müşterek çocuklarına ergin olana kadar bakmakla yükümlüdür. Evlilik birliğinin sonlanması halinde veya yasada belirtilmiş sair durumlarda, çocuğun masraf ve giderlerine her iki ebeveynin de katılmasını sağlamak için hükmedilen nafakaya iştirak nafakası denir. Diğer taraftan, iştirak nafakasına boşanma davası kesinleştikten sonra hükmedilebilirken, tedbir nafakası boşanma davası devam ederken çocuğun giderlerinin karşılanması amacıyla hükmedilen nafaka türüdür. Velayet hakkı kendisine verilen taraf, ayırt etme gücüne sahip çocuk veya ayırt etme gücünü haiz olmayan küçüğün vasisi veya kayyımı iştirak nafakası talep edebilir. İştirak nafakasında görevli mahkeme aile mahkemeleri iken yetkili mahkeme genel yetki kuralına göre davalının yerleşim yeri mahkemesidir. İştirak nafakası talebinde özel yetkili mahkemelerde de dava açılabilir. Yazı İçeriği1. İştirak Nafakası Nedir?2. İştirak Nafakası ve Tedbir Nafakası3. Kimler İştirak Nafakası Talebinde Bulunabilir?4. İştirak Nafakasının Miktarının Belirlenmesi5. İştirak Nafakasının Artırılması ve Azaltılması6. İştirak Nafakasının Sona Ermesi7. İştirak Nafakası Talebinde Zamanaşımı8. İştirak Nafakasında Görevli ve Yetkili Mahkeme İştirak nafakasına hükmedilirken nafaka yükümlüsünün, lehine nafakaya hükmedilen tarafın sosyal ve ekonomik durumu ve çocuğun gereksinimleri dikkate alınır. İştirak nafakasına ilişkin mahkeme kararı kesinleştikten sonra nafaka yükümlüsünün maddi durumunun yahut çocuğun ihtiyaçlarının değişmesi halinde hâkim talep üzerine nafaka miktarını yeniden belirleyebilir veya kaldırabilir. Kural olarak çocuk ergin olana kadar her zaman talep edilebilecek olan iştirak nafakası, çocuğun ergin olmasıyla kendiliğinden sona erecektir. 1. İştirak Nafakası Nedir? 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’na göre; “Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder.” Buna göre ana ve baba; boşanmış, ayrılmış veya evliliğin butlanına karar verilmiş dahi olsa çocuk ergin oluncaya kadar çocuğa bakmakla yükümlüdür Boşanma, ayrılık veya evliliğin butlanına karar verilmesi durumlarında müşterek çocuğun ve/veya çocukların velayeti eşlerden birine bırakılır. Velayet kendisine bırakılmayan eşin, velayet kendisine bırakılan eşe; müşterek çocuğun bakım, eğitim ve sağlık giderleri için gücü oranında aylık ödemesi gereken paraya iştirak nafakası denir. 2. İştirak Nafakası ve Tedbir Nafakası Yukarıda bahsi geçen iştirak nafakası, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren ödenen bir nafaka türüdür. Ancak boşanma davası sürerken de müşterek çocuğun bakım, eğitim ve sağlık giderlerinin oluşabileceği, hayatın olağan akışının doğal bir sonucudur. Bu durumda hâkim boşanma kesinleşmeden işbu giderlerin karşılanması için tedbir nafakasına hükmedebilir. Kısacası, boşanma davası kesinleştikten sonra müşterek çocuğun bakım ve giderlerinin karşılanması amacıyla hükmedilebilecek nafaka, iştirak nafakası iken boşanma davası sürerken hükmedilecek nafaka tedbir nafakasıdır. İştirak nafakası ile birçok benzer niteliğe sahip olan tedbir nafakası konusunu “Tedbir Nafakası ve Şartları” başlıklı yazımızda detaylıca inceleyebilirsiniz. 3. Kimler İştirak Nafakası Talebinde Bulunabilir? İştirak nafakası; çocuğun bakım, eğitim, sağlık ve diğer masraflarının karşılanması amacıyla talep edilebilen bir nafaka türüdür. Bu nedenle, iştirak nafakasını çocuğa fiilen bakmakla yükümlü velayet hakkı sahibi talep edebilir. Ayrıca ayırt etme gücüne sahip olan çocuk ve ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüğün kayyımı veya vasisi de işbu nafaka talebinde bulunabilir. İştirak nafakası yükümlülüğü evlilik dışı doğan çocuklar bakımından da geçerli olduğundan, çocuğun velayeti kendisinde bulunmayan taraf, çocuğun eğitim, sağlık ve sair giderlerine katılmakla yükümlüdür. Burada da gerekli koşulların mevcudiyeti halinde velayet hakkı kendisinde olan kişi iştirak nafakası talebinde bulunabilecektir. Yine, boşanma davasının sona ermesinden ve bu yöndeki kararın kesinleşmesinden sonra doğmuş çocuklar için de ayrı bir dava açılarak iştirak nafakası talebinde bulunulabilecektir. 4. İştirak Nafakasının Miktarının Belirlenmesi İştirak nafakası belirlenirken, çocuğun velayeti kendisine bırakılmayan nafaka yükümlüsünün ve velayet hakkı sahibi nafaka alacaklısının sosyal ve ekonomik durumları göz önünde bulundurulur. Bunun yanı sıra lehine nafakaya hükmedilen çocuğun gereksinimleri, eğitim, sağlık, barınma, ulaşım gibi giderleri ve çocuğun varsa gelirleri de dikkate alınarak nafaka miktarı belirlenir. Türk Medeni Kanunun 330. maddesi uyarınca, nafaka her ay peşin olarak ödenir. Ayrıca tarafların anlaşmalı boşanma davası esnasında da; iştirak nafakasına ilişkin olarak miktar, para cinsi gibi belirlemelerde bulunmaları mümkündür. Ancak tarafların bu hususlarda mutabakata varmaları yeterli olmamakta; iştirak nafakasına bu koşullarda hükmedilmesi için, söz konusu anlaşmanın hâkim tarafından da uygun bulunması gerekmektedir. 5. İştirak Nafakasının Artırılması ve Azaltılması İştirak nafakasına hükmedildikten sonra, nafaka yükümlüsünün veya nafaka alacaklısının sosyal ve ekonomik durumları değişebileceği gibi dönemim ekonomik koşulları da farklılaşabilir. Aynı şekilde lehine nafaka hükmedilen çocuğun gereksinimleri, yaşı, gelir durumu da zaman içerisinde değişebilir. Bu gibi durumlarda talep üzerine hâkim değişen koşulları göz önünde bulundurarak nafakanın arttırılması, azaltılması veya kaldırılmasına hükmedebilir. TMK’nın 331. maddesindeki “Durumun değişmesi halinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.” düzenlemesiyle, nafaka miktarının yeniden belirlenebileceği veya kaldırılabileceği hükme bağlanmıştır. Hâkim iştirak nafakasına talebe bağlı olmaksızın re’sen hükmedebilirken ayrıca nafaka miktarının değiştirilmesi veya kaldırılması için talepte bulunulmalıdır. Konu ile ilgili detaylı bilgi için “Nafaka Artırım Davası” ve “Nafaka Kaldırılabilir Mi?” yazılarımızı inceleyebilirsiniz. 6. İştirak Nafakasının Sona Ermesi İştirak nafakası, kural olarak lehine nafaka hükmedilen çocuğun ergin olması ile kendiliğinden sona erer. Çocuk 18 yaşını doldurarak ergin olabileceği gibi, evlilikle veya mahkeme kararıyla ergin kılınabilir. Çocuk 18 yaşını doldurmamışsa fakat edindiği meslek ya da sanatı ile kendisini geçindirebiliyorsa iştirak nafakası yükümlüsünün istemi üzerine nafaka kesilebilir. Ancak 18 yaşını dolduran çocuk eğitimine devam ediyorsa, anne ve babanın bakım yükümlülükleri de devam eder. Bu durumda çocuk kendisi lehine yardım nafakası’ hükmedilmesi talebinde bulunabilir. Önemle belirtmek gerekir ki, 18 yaşından büyük olan çocuğun eğitim giderlerinin karşılanması için ana ya da baba aleyhine hükmedilecek nafaka iştirak nafakası değil yardım nafakasıdır. Diğer taraftan, boşanan eşlerden birinin diğerine ödediği nafakaya “yoksulluk nafakası” denmekte olup konuya ilişkin detaylı bilgiye “Yoksulluk Nafakası ve Şartları” yazımızda yer verilmiştir. 7. İştirak Nafakası Talebinde Zamanaşımı İştirak nafakası kural olarak çocuk ergin oluncaya kadar her zaman talep edilebilmektedir. 8. İştirak Nafakasında Görevli ve Yetkili Mahkeme İştirak nafakası talebinde, iştirak nafakasının artırılması, azaltılması ve sona erdirilmesi taleplerinde görevli mahkeme, aile mahkemeleridir. Aile mahkemelerinin kurulmadığı yerlerde, işbu taleplerinde değerlendirildiği davalara asliye hukuk mahkemesi, aile mahkemesi sıfatıyla bakar. İştirak nafakasına ilişkin davalarda yetkili mahkeme ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda düzenlenen genel yetki kuralına göre davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Bununla birlikte, iştirak nafakası davalarına ilişkin özel yetkili mahkemeler de mevcuttur. Örneğin boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında yetkili mahkeme, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir. Aynı şekilde evlilik dışı ilişkiden doğan çocuğun bakım ve giderlerinin karşılanması için açılan iştirak nafakası davalarında yetkili mahkeme ise çocuğun oturduğu yer mahkemesidir. Kız çocuğuna yardım nafakası ne zaman biter ben 2 çocuğuma oldukça yüklü miktarda nafaka yüksek maaş alıyordum ancak şimdi emekliyim ve emeklimaaşımın 900 tl sinafakaya öğrenmek istediğim kızım şuan üniversiteyi bitirmek üzere okul bitince yardım nafakası kesilirmi yada kesilmesi için ne yapmam lazım ben 200 ytl kalan emekl paramla geçinmeye çelışıyorum daha doğrusu geçinmeye bakıyor resmen çok acil sayın avukatlardan bu konuda yardım bekliyorum saygılar Hukuki NET Güncel Haber 16-06-2010 142801 Nedir? Cevap kız çocuğuna yardım nafakası ne zaman biter bburakk_34 rumuzlu üyeden alıntı ben 2 çocuğuma oldukça yüklü miktarda nafaka yüksek maaş alıyordum ancak şimdi emekliyim ve emeklimaaşımın 900 tl sinafakaya öğrenmek istediğim kızım şuan üniversiteyi bitirmek üzere okul bitince yardım nafakası kesilirmi yada kesilmesi için ne yapmam lazım ben 200 ytl kalan emekl paramla geçinmeye çelışıyorum daha doğrusu geçinmeye bakıyor resmen çok acil sayın avukatlardan bu konuda yardım bekliyorum saygılar Kızlarınız kendi rızaları ile nafaka almaktan vazgeçene kadar / işe girene kadar / yada evlenen kadar nafaka ödersiniz. Ya da nafakanın yeniden belirlenmesi istemi ile dava açabilirsiniz. Ekonomik durumunuzu yeniden belgelendirip hakimden günün ve sizin ekonomik koşullarınıza göre nafaka miktarını yeniden belirlemesini talep edersiniz. Cevap kız çocuğuna yardım nafakası ne zaman biter cevabınıza tşkl. ancak emekli olunca nafakanın düşürülmesi amacıyla dava açtım ancak bıu davam rededildi yargıtay da kanunlarımızda mali durum değişince yeniden değerlendirilmeli denir ama malesef öyle olmadı ben halen yüksek nafaka ödüyorum hatta mahkemeden malidurumların tesbiti için bilirkişi bile talep ettim olmadı inanın çok zor durumdayım Cevap kız çocuğuna yardım nafakası ne zaman biter Mükerrer oldu özür dileyerek kaldırdım. Cevap kız çocuğuna yardım nafakası ne zaman biter YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ E. 2004/8924 K. 2004/10536 T. • YARDIM NAFAKASI Davacıların Davanın Açıldığı Tarih İtibariyle İşsiz Oldukları ve Hiçbir Gelirlerinin Bulunmadığı Sabit Olmasına Göre Günün Ekonomik Koşulları Dikkate Alındığında Davacıların İş Bulma İmkanı Oldukça Düşük Olduğu - Kabulü Gereği • TEDBİR NAFAKASI Davacıların Davanın Açıldığı Tarih İtibariyle İşsiz Oldukları ve Hiçbir Gelirlerinin Bulunmadığı Sabit Olmasına Göre Günün Ekonomik Koşulları Dikkate Alındığında Davacıların İş Bulma İmkanı Oldukça Düşük Olduğu - Kabulü Gereği 4721/ ÖZET Somut olayda; davacılar Nilgün ile Nilay reşit ve sağlıklı olmaları nedeniyle çalışabilecek konumda olsalar da; davanın açıldığı tarih itibariyle işsiz oldukları ve hiçbir gelirlerinin bulunmadığı sabittir. Günün ekonomik koşulları dikkate alındığında ise davacıların iş bulma imkanı oldukça düşüktür. Annelerinin yanında kalmaları ise onları sadece barınma ihtiyacından kurtarır. Davalı babanın emekli olup TL. maaş aldığı ve ayrıca garsonluk yaparak aylık TL. daha gelir elde ettiği tespit edilmiş olmasına göre; davalının, hiçbir malvarlığı ve geliri bulunmayan kız çocuklarına az da olsa bir miktar yardımda bulunması kanunun lafzına ve ruhuna, ayrıca "hakkaniyet" ilkesine daha uygundur. DAVA Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü KARAR Davacılar vekili dilekçesi ile; davalının müvekkili ve üç çocuğunu iki yıldan fazla süredir terk ederek ayrı yaşamaya başladığını, içki içmeyi seven ve gelirini arkadaşları ile harcayan davalının eşi ve çocuklarına yardımda bulunmadığını, davacıların zaruret içerisine düştüğünü iddia ederek; davacı eş için TL., küçük Gizem Nur için TL. tedbir nafakası ile ev kızı olup hiçbir işte çalışmayan davacı Nilgün için TL., üniversiteye devam eden davacı Nilay için de TL. yardım nafakasının hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir. Mahkemece, istem kısmen kabul edilerek ayrı yaşamakta hakkı bulunan davacı eş ve onunla birlikte kalan küçük Gizem Nur yararına tedbir nafakasına hükmedilmiş, 18 yaşından büyük olan diğer davacılar yönünden ise hiçbir yerde üniversite öğrenimi görmedikleri gerekçesi ile istemlerinin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 364. maddesine göre; "Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür." Aynı Kanunun 365/2. maddesinde de; "Dava, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir." düzenlemesi yer almıştır. Hukuk Genel Kurulunun gün ve 1998/656-688 sayılı ilamında da "...yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür eğitim gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların..." yoksul kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Somut olayda; davacılar Nilgün ile Nilay reşit ve sağlıklı olmaları nedeniyle çalışabilecek konumda olsalar da; davanın açıldığı tarih itibariyle işsiz oldukları ve hiçbir gelirlerinin bulunmadığı sabittir. Günün ekonomik koşulları dikkate alındığında ise davacıların iş bulma imkanı oldukça düşüktür. Annelerinin yanında kalmaları ise onları sadece barınma ihtiyacından kurtarır. Davalı babanın emekli olup TL. maaş aldığı ve ayrıca garsonluk yaparak aylık TL. daha gelir elde ettiği tespit edilmiş olmasına göre; davalının, hiçbir malvarlığı ve geliri bulunmayan kız çocuklarına az da olsa bir miktar yardımda bulunması kanunun lafzına ve ruhuna, ayrıca "hakkaniyet" ilkesine daha uygundur. Mahkemece, yanılgılı değerlendirme sonucunda istemin reddine karar verilmesi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ************************************************** ********* Cevap kız çocuğuna yardım nafakası ne zaman biter YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ E. 2005/7849 K. 2005/8137 T. • NAFAKA TALEBİ Reşit Olmasına Rağmen Üniversite Hazırlık Kursuna Giden Kız Çocuğun Babasından Nafaka Talep Hakkının Bulunduğu - Eğitim İhtiyacını Karşılayamayan Kişinin Yoksul Olduğunun Kabulü Gereği • EĞİTİM İHTİYAÇLARINI KARŞILAYAMAYAN REŞİT KIZ ÇOCUĞUNUN YOKSUL SAYILMASI GEREĞİ Babasından Yardım Nafakası Talebinde Haklı Olduğu - Davacının Lise Mezunu Olup Üniversite Hazırlık Kursuna Devam Etmesi • YARDIM NAFAKASI TALEBİ Lise Mezunu Olup Üniversite Hazırlık Kursuna Devam Eden ve Eğitim Giderlerini Karşılayamayan Reşit Kız Çocuğunun Yoksul Sayılacağı - Davalı Babanın Nafaka Ödemeye Mahkum Edilmesi Gereği • REŞİT KIZ ÇOCUĞUNUN EĞİTİM GİDERLERİNİ KARŞILAYAMAYACAK DURUMDA OLMASI Babasının Yardım Nafakası Ödeme Yükümlülüğü 4721/ 2709/ ÖZET Davacı dilekçesinde; davalı babasının aylık lira iştirak nafakası öderken, yaşının 18'i geçmesi sebebi ile nafakayı ödemediğini, kendisinin lise mezunu olup üniversiteye hazırlık kursuna katıldığını, üniversitede okumak istediğini ileri sürerek; aylık lira yardım nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Somut olayda; her ne kadar, davacı reşit ve sağlıklı olması nedeniyle çalışabilir konumda ise de; yaşı itibariyle henüz öğrenim çağında olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıdaki kanun hükmünde de belirtildiği gibi eğitimi devam eden çocuğa, ana ve baba eğitimi sona erinceye kadar bakmakla yükümlüdür. Anayasa'nın 27 ve 42 maddesi uyarınca herkes, bilim ve sanatı öğrenmek, fikri ve bedeni kabiliyetlerini geliştirmek hakkına sahiptir. Günümüzdeki ağır ekonomik koşullar karşısında eğitimle çalışmayı bir arada sürdürmenin mümkün olmayacağı bir kural ve karine olarak kabul edilmelidir. Davacının, üniversitede okuma arzusu ve bu amaçla hazırlık kurslarına gitmek istemesi onun en tabii hakkıdır. Davanın açıldığı sırada bir petrol istasyonunda cüzi bir miktar maaşla çalışması geçimini temine yönelik zorunluluktan doğan bir çalışmadır. O halde, hiçbir malvarlığı ve geliri bulunmayan henüz reşit olmuş ve okuma isteğinde olan kız çocuğunun yardıma muhtaç bulunduğunun kabulü zorunludur. DAVA Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü KARAR Davacı dilekçesinde; davalı babasının aylık lira iştirak nafakası öderken, yaşının 18'i geçmesi sebebi ile nafakayı ödemediğini, kendisinin lise mezunu olup üniversiteye hazırlık kursuna katıldığını, üniversitede okumak istediğini ileri sürerek; aylık lira yardım nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı duruşmaya katılmamış, cevap da vermemiştir. Mahkemece, "davacının, dava öncesinden başlayarak kısmen yargılama dönemine kadar aylık 250 YTL ücretle O. Petrolde devamlı olarak 4 ay düzenli çalıştığı, düzenli gelir elde ettiği, bu işyerinden kendi isteğiyle ayrıldığı, üniversiteye hazırlık kursuna devam etmediği, annesiyle birlikte oturduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından süresinde temyiz edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 328/2. maddesine göre "Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sone erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler." Aynı kanunun 364. maddesine göre; "Herkes, yardım etmediği taktirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür." 365. maddesinin 2. fıkrasında ise;" Dava, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir" düzenlemeleri yer almıştır. Hukuk Genel Kurulunun gün, 1998/656;688 sayılı ilamında da; "... yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür eğitim gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların" yoksul kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Somut olayda; her ne kadar, davacı reşit ve sağlıklı olması nedeniyle çalışabilir konumda ise de; yaşı itibariyle henüz öğrenim çağında olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıdaki kanun hükmünde de belirtildiği gibi eğitimi devam eden çocuğa, ana ve baba eğitimi sona erinceye kadar bakmakla yükümlüdür. Anayasa'nın 27 ve 42 maddesi uyarınca herkes, bilim ve sanatı öğrenmek, fikri ve bedeni kabiliyetlerini geliştirmek hakkına sahiptir. Günümüzdeki ağır ekonomik koşullar karşısında eğitimle çalışmayı bir arada sürdürmenin mümkün olmayacağı bir kural ve karine olarak kabul edilmelidir. Davacının, üniversitede okuma arzusu ve bu amaçla hazırlık kurslarına gitmek istemesi onun en tabii hakkıdır. Davanın açıldığı sırada bir petrol istasyonunda cüzi bir miktar maaşla çalışması geçimini temine yönelik zorunluluktan doğan bir çalışmadır. O halde, hiçbir malvarlığı ve geliri bulunmayan henüz reşit olmuş ve okuma isteğinde olan kız çocuğunun yardıma muhtaç bulunduğunun kabulü zorunludur. Yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Mahkemece yapılacak iş; davacının geçimi için gerekli davalının geliri ile orantılı olacak şekilde, TMK'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de gözetilerek uygun bir nafakaya hükmetmek olmalıdır. SONUÇ Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, tarihinde oybirliğiyle karar verildi. Cevap kız çocuğuna yardım nafakası ne zaman biter sn editör gerçekten ilginize tşkl ler ancak hiçbir işte çalışmıyorum artı sağlık sorunlarım var hiç bir mal varlığım da yok kötü alışkanlığım da ben sosyal hizmet uzmanı bilirkişi bile talep ettim ama nafaka düşürülme talebim asıl okul bitince nafaka devam edebilir mi yada ne yapmam lazım üniversiteden mezun olduktan sonra onun çalışması için neden teşvik güzel herkes bir geçim yolu bulmuş yasalarımız da buna müsade yıllardır onun bunun eline bakmaktan bıktım sırf nafaka ödemek için böyle hayat mı olur hukuki açıdan tekrar dava açmam gerekiyormu yazarsanız verdiğiniz yargıtay kararları okuyan çocuk için okulu bitiren için byle kararlar var mı şimiden tşkl Cevap kız çocuğuna yardım nafakası ne zaman biter Kızınızı dünyaya getirirken ölene kadar sizin çocuğunuz olduğunu biliyordunuz. Nafaka davası açıldığına göre kendini düşünen bencil bir babasınız yoksa çocuğunuz sizden böyle bir talepte bulunmazdı. Çalışabilirsiniz siz çalışmıyorsunuz diye kızınız okumasın mı iş bulana kadar ve size ihtiyacı olduğu sürece seve seve vericeksiniz o nafakayı. İnsan kendi yemez çocukları yesin ister. Sonra siz hastalandığınızda nafaka vermek istemediğiniz kızınızı ararsınız ben babayım dersiniz. Babalık böyle mi olur bir düşünün... Cevap kız çocuğuna yardım nafakası ne zaman biter Madem zamanında yüksek maaş alıyordunuz kızınızın geleceğini düşünseydiniz de bir mal varlığı edinseydiniz. Sizin gibi sadece bugününü düşünenler keşke çocuk yapmasalar. Çok duyduk sağlığım elvermiyor laflarını sizde ona göre bir iş bakarsınız. Kızınıza verdiğiniz iki kuruş onun okul masraflarına yeter mi sanıyorsunuz? Okulu bitince kendiliğinden çalışır zaten sizin gibi bir babaya muhtaç olmasın diye. Asıl siz bir geçim yolu bulmuşsunuz başkasıdan medet umarak. Çalışın efendim kendinize göre bir iş bulun çalışın. Sağlığı yetersiz olupta ona göre iş bulan binlerce kişi var. Sizin ihtiyaçlarınızla kızınızın ki bir mi? Hayata gencecik bir kız bırakıyorsunuz belli ki maddi olarak ve manevi olarak onu desteklemek hiç istemiyorsunuz. Umuyorum sizi de kimse desteklemez ve yaşlanınca kızınıza ihtiyaç duyarsınız.. Cevap kız çocuğuna yardım nafakası ne zaman biter Malvarlığınız ve imkanınız yoksa hiç ödemeyin, başkaları size bakmakla yükümlü değil! En fazla icra yoluyla maaşınızın 3 te birini keserler, yani 350Tl alabilirler. O sayın ... hakimlerin niye kafası çalışmazki , tabi maaşınız az da olsa evinize haciz yapılabilir. Allah eğri iile doğruyu ayıramayan , adaleti sağlamak yerine sadece yazılı kanunları uygulayan hakimlere akıl fikir versin.

2 çocuğun nafakası ne kadar