Vatan ile ilgili Sözler. Yazar 22/04/2012. Bu vatan, çocuklarımız ve torunlarımız için cennet yapılmaya layıktır. (Mustafa Kemal Atatürk) Vatan aşkını artırmak için en emin yol, bir müddet yabancı bir memlekette kalmaktır. (William Shenstone) Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, Toprak, eğer uğrunda ölen varsa
osYSS.
Vatan ile ilgili ayetler ve hadisler "Eğer müminlerden iki topluluk birbirleriyle vuruşursa, onların aralarını bulun. Buna rağmen biri öbürüne saldırırsa, bu saldıran tarafla, Allah’ın emrine dönünceye kadar siz de vuruşun. Döndüğü takdirde aralarını hakkaniyetle düzeltin ve hep âdil olun, çünkü Allah âdil davrananları sever." Hucurât, 49/9. “Allah ve Resûlüne karşı savaşan ve yeryüzünde bozgunculuk yapmaya çalışanların cezası, ancak öldürülmeleri ya asılmaları yada el ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yada bulundukları yerden sürgün edilmeleridir. Bu onların dünyada çekecekleri rezilliktir, âhirette ise onlara büyük bir azap vardır.” Maide, 5/33 Milletlerin yurt tutup özgürce yaşamlarını sürdürmek için uğrunda nice mücadeleler verdiği toprak parçasına vatan denilmiştir. ”Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır“ veciz sözüyle, anlatılmak istenen; budur. Korunması, Hadisi Şerifle teşvik edilmiştir. “Bir kimse kendini, dinini, namusunu ve malını korurken öldürülürse şehittir” Tirmizi, Diyat / 22 Bu sebepledir ki “vatan sevgisi imandandır” peygamber buyruğunda; vatan sevgisiyle iman, birlikte zikredilmiştir. Vatanı kem gözlerden, düşman istilalarından korumak için hudut boylarında nöbet beklemek, çok kutsal ve sevabı bol olan bir davranıştır. Kâinatın Efendisi, Sevgili Peygamberimiz hadis-i şeriflerinde buyuruyorlar ki "Allah rızası için bir gün nöbet beklemek, dünya ve dünyadakilerden hayırlıdır. Sizden birinin kamçısının cennetten işgal ettiği bir yer de, dünyadan ve dünyadaki her şeyden hayırlıdır.''Buhârî, Cihad, 72 Son düzenleme 31 Mart 2014
Peygamber Efendimiz’in Hz. Hatice validemize olan sevgisi ile ilgili hadis-i radıyallahu anhâ şöyle dedi Peygamber aleyhisselâm’ın hanımlarından hiçbirini Hatice’yi kıskandığım kadar kıskanmadım. Üstelik onu Resûl-i Ekrem’in yanında hiç görmedim. Fakat Resûl-i Ekrem onu sık sık anardı. Bir koyun kesip etini parçaladığında, çoğu zaman Hatice’nin dostlarına gönderirdi. Bazan dayanamayıp Resûl-i Ekrem’e - Sanki dünyada Hatice’den başka kadın kalmadı! derdim. Resûl-i Ekrem - “O şöyle şöyleydi” diye özelliklerini sayar ve “Çocuklarım ondan oldu” derdi. Buhârî, Menâkıbü’l-ensâr 20; Müslim, Fezâilü’s-sahâbe 74-76. Ayrıca bk. Tirmizî, Birr 70, Menâkıb 70 Bir rivayete göre Hz. Âişe - Resûl-i Ekrem koyun kesecek olursa, Hatice’nin arkadaşlarına yeteri kadar gönderirdi, dedi. Buhârî, Menâkıbü’l-ensâr 20; Müslim, Fezâilü’s-sahâbe 74 Başka bir rivayete göre ise Hz. Âişe şöyle dedi Resûl-i Ekrem koyun kestiği zaman, “Ondan Hatice’nin arkadaşlarına da gönderin” derdi. Müslim, Fezâilü’s-sahâbe 75 Başka bir rivayete göre Hz. Âişe şöyle dedi Hatice’nin kızkardeşi Hâle Binti Huveylid bir gün Resûlullah’ın huzuruna girmek için izin istemişti. Resûl-i Ekrem Hatice’nin sesini hatırladı ve “Allah’ım, bu Huveylid kızı Hâle!” diye heyecanlandı. Buhârî, Menâkıbü’l-ensâr 20; Müslim, Fezâilü’s-sahâbe 78 Hadisi Nasıl Anlamalıyız? Vefakârlık Resûl-i Ekrem Efendimiz’in en önde gelen özelliklerinden biriydi. Onun bu özelliği, ilk eşi ve çile yoldaşı Hz. Hatice’nin şahsında âdetâ billurlaşır. Zira Hz. peygamber, meleğin kendisine vahiy getirdiğini söylediği zaman, herkes ondan şüphelendi. Fakat Resûl-i Ekrem’i çok iyi tanıyan Hz. Hatice, hiç tereddüt etmeden ona imân etti. Malını mülkünü emrine verdi. Allah’ın Resûlü’nü bütün varlığıyla destekledi. Hayatlarının yirmi dört yılını birlikte yaşadıkları böyle bir hayat arkadaşını, öyle bir vefakâr elbette unutamazdı. İslâm’ın ilk günlerinde yaşadıkları sıkıntılar ve bu sıkıntılara birlikte göğüs germeleri unutulacak gibi değildi. İşte bu sebeple Nebiyy-i Muhterem Efendimiz onu her fırsatta anar, hâtırasını yâd ederdi. Hatice annemizin fedakârlığına Cebrâil aleyhisselâm bile hayrandı. Bu vahiy meleği bir gün Resûl-i Ekrem Efendimizle sohbet ediyordu. Hz. Hatice’nin elinde bir kapla gelmekte olduğunu haber verdi. Sonra da şunları söyledi - “Hatice yanına geldiği zaman, ona Rabbinden ve benden selâm söyle! Ona cennette inciden yapılmış bir saray verileceğini müjdele!” Buhârî, Menâkıbü’l-ensâr 20 Birini iyi taraflarıyla fazlaca anmak, ona duyulan sevgi ve bağlılığın en belirgin işaretidir. Bunu çok iyi bilen Hz. Âişe annemiz, Resûlullah’ın onu daha çok sevdiğini anlayarak kıskanmıştır. Onun “Sanki dünyada Hatice’den başka kadın kalmadı!” demesi bu kıskançlığın en açık belirtisidir. Kıskançlık duygusu Hz. Âişe’yi zaman zaman Hz. Hatice aleyhinde daha ağır konuşmaya sevketmiştir. Bir defasında Hatice annemizin kızkardeşi Hâle, Efendimiz’in huzuruna girmek için izin istemişti. Hâle’nin sesi Hz. Hatice’nin sesine çok benzediği için vefakâr eşini hatırlayıveren Resûl-i Ekrem Efendimiz âniden heyecanlandı ve - “Allahım, bu Huveylid kızı Hâle!” dedi. Bu manzarayı gören Hz. Âişe dayanamadı - İhtiyarlıktan ağzının dişleri dökülmüş ve bir zamanlar ölüp gitmiş Kureyşli bir kocakarının nesini anıp duruyorsun? Allah sana onun yerine daha hayırlısını verdi, demişti. Buhârî, Menâkıbü’l-ensâr 20; Müslim, Fezâilü’s-sahâbe 78. Daha hayırlı sözüyle de kendisini kasdetmişti. Hz. Âişe’nin bu sözünü yerinde bulmayan Resûlullah Efendimiz şunları söyledi - “Hayır, Allah Teâlâ bana ondan daha hayırlısını vermedi. Halk bana inanmazken o inandı. Herkes bana yalancı derken o doğru söylediğimi kabul etti. Kimse bana bir şey vermezken o beni malıyla destekledi ve Cenâb-ı Hak bana ondan çocuklar ihsân etti.” Ahmed b. Hanbel, Müsned, VI, 118. Hz. Hatice aleyhindeki sözleriyle Resûl-i Ekrem Efendimiz’i üzdüğünü gören Hz. Âişe çok pişman oldu “Seni gönderen Allah’a yemin ederim ki bundan sonra onu sadece hayırla anacağım” diye özür diledi. “Çocuklarım ondan oldu” sözüyle Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem, Mâriye’den doğan oğlu İbrahim dışındaki bütün çocuklarını Hz. Hatice’nin dünyaya getirdiğini anlatmak istemiştir. Cihân kadınlarının sultanı Ümmü’l-Haseneyn Hz. Fâtıma’nın annesi, Resûl-i Kibriyâ’nın gönlünde işte böyle bir yere sahipti. Hz. Hatice hakkında daha fazla bilgi için bk. TDV İslâm Ansiklopedisi, XV, Hatice maddesi Hadisten Öğrendiklerimiz Bir dostun, sevgilinin ölümüyle her şey sona ermemelidir. Güzel hâtıralar anılmalı, sevgiler gönülde yaşatılmalıdır. Hz. Hatice annemiz Resûlullah’a ve onun getirdiği dine bütün gönlüyle bağlıydı. Her şeyini bu uğurda seve seve harcadı. İşte bu sebeple onu hem Allah hem de Resûlullah sevdi. Kaynak Riyazüs Salihin, Erkam Yayınları İslam ve İhsan
Sevgi ile ilgili hadisler nelerdir? Peygamberimizin sevgi ile ilgili hadis-i şerifleri...Peygamber Efendimizin sevgi konusu hakkındaki bazı hadisleri... SEVGİ HAKKINDA HADİSLER Ebu’d-Derdâ’dan nakledildiğine göre, Resûlullah şöyle buyurmuştur “Davut Peygamber şöyle dua ederdi Allah’ım, senden seni sevmeyi, seni seven kişiyi sevmeyi, senin sevgine ulaştıran ameli isterim. Allah’ım, senin sevgini bana kendimden, ailemden ve soğuk sudan daha sevimli eyle.” Tirmizî, Deavât, 72 *** Hadis-i şerifte şöyle naklediliyor Peygamber Efendimizin çocukları öptüğünü gören bir bedevî “-Hayret! Siz çocukları öpüyor musunuz? Biz çocukları hiç öpmeyiz!” deyince, sevgi ummânı Efendimiz ona acıyarak bakmış “-Allah Teâlâ, senin kalbinden sevgiyi söküp almışsa, ben ne yapabilirim!” buyurmuştur. Müslim, Fedâil, 64; Edeb, 18 *** Abdullah b. Mesut tarafından nakledildiğine göre, Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur “Kişi sevdiğiyle beraberdir.” Buhârî, Edeb, 96 *** Ebû Zer’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah şöyle buyurmuştur “Amellerin en faziletlisi Allah için sevmek ve Allah için nefret etmektir.” Ebû Dâvûd, Sünnet, 2 *** Ebû Hüreyre’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah şöyle buyurmuştur “Allah Teâlâ kıyamet günü şöyle buyurur Nerede benim rızam için birbirlerini sevenler! Gölgem dışında hiçbir gölgenin olmadığı böyle bir günde onları kendi gölgemde gölgelendireceğim. Benim himayemden başka hiçbir himayenin olmadığı böyle bir günde onları, özel himayeme alacağım.” İbn Hanbel, II, 338 *** Enes b. Mâlik’ten rivayet ediliyor Bir adam Hz. Peygamber’in yanında iken oradan birisi geçti. Adam, “Ey Allah’ın Resûlü, ben bu adamı seviyorum.” dedi. Peygamber de ona, “Bunu ona söyledin mi?” diye sordu. Adam “Hayır.” cevabını verdi. Hz. Peygamber, “Git, ona söyle.” buyurdu. Bunun üzerine adam o kimsenin yanına gitti ve “Ben seni Allah için seviyorum.” dedi. Öteki adam da “Beni kendisi için sevdiğin Allah da seni sevsin.” cevabını verdi. Ebû Dâvûd, Edeb, 112-113 İslam ve İhsan
Vatan ve memleket sevgisi ile ilgili hadisler nelerdir? Peygamberimizin vatan ve memleket sevgisi hakkında hadis-i sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin vatan ve memleket sevgisi ile ilgili bazı sözleri. Hz. Âişe’nin radıyallahu anh naklettiğine göre, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle demiştir “Allah’ım! Bizlere Mekke’yi sevdirdiğin gibi, ondan daha da fazla Medine’yi sevdir...” Buhârî, Deavât, 43 *** Abdullah b. Adî b. Hamrâ’ ez-Zührî radıyallahu anh anlatıyor “Resûlullah’ın Hazvere denilen mevkide durup şöyle buyurduğunu gördüm Ey Mekke! Vallahi sen Allah’ın en hayırlı ve Allah’a en sevimli olan beldesisin. Senden zorla çıkarılmış olmasaydım seni asla terk etmezdim.’” Tirmizî, Menâkıb, 68; İbn Mâce, Menâsik, 103 *** Selmân’ın radıyallahu anh işittiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur “Bir gün ve bir gece nöbet tutmak, bir ay oruç tutup geceleri namaz kılmaktan daha hayırlıdır. Şayet kişi nöbette ölürse yapmakta olduğu işin sevabı devam eder, rızkı da devam eder ve kabirdeki sorgu meleklerine karşı güven içinde olur.” Müslim, İmâre, 163 *** İbn Abbâs’ın radıyallahu anh işittiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur “İki göz vardır ki Cehennem ateşi onlara dokunmaz Allah korkusundan ağlayan göz ve gecesini Allah yolunda nöbet tutarak geçiren göz.” Tirmizî, Fedâilü’l-cihâd, 12 *** İbn Abbâs radıyallahu anh şöyle demiştir “Resûlullah’ın bayrağı siyah, sancağı ise beyazdı.” İbn Mâce, Cihâd, 20; Nesâî, Menâsikü’l-hac, 106 İslam ve İhsan
peygamberimizin vatan sevgisi ile ilgili hadisleri