518OT9q. Tercih yaparken öncelikle dikkate alınması gereken konu, öğrencinin kim olduğu ve hangi özelliklere sahip olduğunun ortaya konulmasıdır. Üniversite sınavı sonrası bölüm tercihleri gençlerin hayatlarının en kritik seçimlerinden birisi. Bu karar öğrencilerin bundan sonraki hayatları için oldukça belirleyici bir etkiye sahip. Bugünlerde yapılan üniversite ve bölüm tercihleri umut ve beklenti yanında, belirsizlik, endişe ve gerginlik meydana getirmektedir. Seçilecek üniversite ve bölüm ne kadar doğru görünse de yine de tam anlamıyla tatmin olabilmek zor. Bana uygun meslek nedir? Yükselen meslekler neler? Hangi mesleklere yönelmeli? Üniversite mi bölüm mü öne çıkmalı? Şu an yapılan tercih doğru olmazsa ileride meslek değiştirilebilir mi? Bunlar ve bunlara benzer sorular sıkça öğrencilerin ve velilerin zihnini meşgul etmektedir. Günümüzde bölüm ya da meslek tercihi, dinamik bir süreç olarak ele alınmakta, bir defa yapılan ve ömür boyu devam edecek bir tercih olarak düşünülmemektedir. Zamanla kişiler yeni bilgi ve beceriler kazandıkça gelişip değişmekte, aynı şekilde iş ve mesleklerin niteliği de değişmekte. Bu yüzden kişiler ile bölüm ve meslek eşleştirmesini, hem kişilerin gelişip değiştiği hem de mesleklerin değiştiği kabulüne dayalı olarak, süreklilik gösteren dinamik bir seçim olarak kabul etmek gerekmekte. Bu kabul bizi, meslek seçiminde önem ve önceliğin kişinin özelliklerinin belirlenmesi verilmesi ve buna göre mesleklere yönelmeye götürmektedir. Bu yazıda üniversite ve bölüm tercihi kariyer seçimi çerçevesinde ele alınmaktadır. Üniversite ve bölüm seçimini meslek seçiminden daha geniş ele alarak, hayat boyu sürecek kariyer yolculuğunun başlangıcı olarak ele alma önerilmektedir. Bu sürecin adımları sırasıyla a tercih yapacak kişinin kim olduğu ve özelliklerinin belirlenmesi, b bu kişilik özelliklerine uygun mesleklerin belirlenmesi ve c seçilen meslekleri kazandıracak bölümlerin tercih edilmesi olarak sıralanabilir. Bu adımlara karşılık gelen üç soruya vereceğimiz cevaplar doğru bir seçim sürecine bizi götürecektir. Öğrencilerin kendilerine soracakları bu sorular Ben kimim ve özelliklerim neler? Bana uygun meslek nedir? Hangi bölümü tercih etmeliyim? Bu temel sorulardan sonra, meslek ve bölüm seçimine daha geniş bir perspektif sunan kariyer seçimi yaklaşımı sunulmaktadır. BEN KİMİM VE ÖZELLİKLERİM NELER? Üniversiteye bölüm tercihi sürecinde öncelikle sorulması gereken soru öğrencinin kim olduğu ve hangi özelliklere sahip olduğu sorusudur. Çoğu zaman tercih yapacak öğrencinin kim olduğu hemen hemen hiç dikkate alınmamaktadır. Bugünlerde sıkça karşılaştığımız soru "oğlum/kızım X puanı aldı, nereyi tercih etsin?". Bu soru aslında bölüm seçiminde etkili olan temel yaklaşımı göstermekte. Öğrencilerin puanlarına göre bir bölüme yerleşmesi düşüncesi tercihlerde çok belirleyici. Sınav maratonunun yorucu olması, öğrenci ve ailelerine getirdiği maddi ve manevi yük, mezuniyet sonrası işe yerleşme ihtiyacı gibi faktörler öncelikle puana göre bölüm tercihine odaklanmanın başlıca sebepleri arasında. Bu düşünceden hareketle, önce alınan puana göre girilebilecek yerler araştırılmakta, ardından mezun olduktan sonra bölümün sağlayacağı imkanlar değerlendirilmekte, sonra üniversite ve bölümün eğitim kalitesi ve akademik kadrosuna bakılmakta ve tercihler yapılmaktadır. Bu süreçte her şeyin yanlış olduğunu iddia etmek haksızlık olur. Ancak süreçte öncelik sırasının değişmesi ve iyileşmesi gereken bazı noktaların olduğu da açık. Üniversiteye bölüm tercihi sürecinde öncelikle sorulması gereken soru öğrencinin kim olduğu ve hangi özelliklere sahip olduğu sorusudur. Çoğu zaman tercih yapacak öğrencinin kim olduğu hemen hemen hiç dikkate alınmamaktadır. Öğrencinin özelliklerini ihmal eden tercihler, sonuçları uzun vadede ortaya çıkacak çok tehlikeli bir duruma işaret etmekte. Puanı ya da prestiji yüksek olduğu için seçilen ancak öğrencinin kişilik özellikleri ile uyumlu olmayan bir bölüm tercihi önemli bir potansiyel soruna işaret etmekte. Öğrencinin böyle bir tercihi sonucu, hem öğrencilik yıllarında, hem de iş hayatında sürekli yeni arayışlar, alanına yoğunlaşamama, zaman kaybı, tatminsizlik ve verimsizlik gibi sonuçlar ortaya çıkmakta. Bu çerçevede tercih yaparken öncelikle dikkate alınması gereken konu, öğrencinin kim olduğu ve hangi özelliklere sahip olduğunun ortaya konulmasıdır. Öğrenci ve ailesi bir araya gelerek öncelikle öğrencinin önem verdiği şeyler, yapmaktan hoşlandığı şeyler, öne çıkan kişilik özellikleri ve becerilerini konuşmalı. Bu konuda bilgi verebilecek yakınları ve öğretmenleri gibi kişilerden destek alınmalı. İmkan varsa öğrenciyi tanımada ilgi ve kişilik testi gibi seçim testleri kullanılmalı. Burada önerim, ailelerin yapıcı bir ortamda öğrencinin özelliklerini konuşmak için bir araya gelmesi, öğrencinin öne çıkan özelliklerini birlikte belirlemeye çalışması. Bunu yaparken öğrencinin kendi tespitleri de özellikle dinlenilmeli. Bu konu, bu aşamada öğrencinin puanından bağımsız ele alınmalı. Aile içi öğrenciyi tanımaya ve anlamaya yönelik bu değerlendirmede konuşma ortamı oldukça önemli ve çocukların üzerinde baskı hissetmeden bu yapılmalı. Bölüm tercihine buradan başlanıldığı zaman süreç bizi daha farklı bir yöne götürmektedir. Öğrenciyi tanımaya yönelik analizinde, tercihte bulunacak öğrencinin değerleri, ilgileri, yetenekleri, kişiliği hakkında bilgi toplanır ve analiz edilir. Öğrenci hakkında bilgi toplama sürecinde birden çok kişi ve kaynaktan bilgi toplanmalı, mümkünse bu konuda güvenilir testler kullanılmalı. Öğrenciyi tanımaya yönelik analizin sistematik yapılması çok önemlidir. Buna imkan olmadığında en azından şu sorular üzerinde düşünmek, bu sorulara cevap bulmaya çalışmak öğrenciyi tanımaya yardımcı olacaktır. Bu sorular Öğrenci kimdir? Onun için hayatta neler önemli? Neleri yapmaktan hoşlanıyor? Hangi alanlarda kabiliyeti var? Kişiliğinin öze çıkan yönleri neler? Bu soruların yapıcı bir havada sorulması ve cevaplanmaya çalışılması bölüm seçimi için çok önemli bir başlangıç olacaktır. BANA UYGUN MESLEK NEDİR? Meslekler hakkında bilgi toplarken özellikle mesleğin gerektirdiği kişilik özellikleri üzerinde önemle durulmalı, zira kişiliğe uygun olmayan bir meslek tercihi, iş tatmini düşüklüğü, işi yerine başka alanlara yönelme, verim ve performans düşüklüğü gibi sonuçlar doğurmaktadır. Öğrencinin özellikleri ve öne çıkan yönleri belirlendikten sonra, bu özelliklere uygun mesleklerin araştırılmasına geçilmeli. Bu aşamada da puan sıralamasına bakılmadan uygun bölüm araştırılmalı. İş dünyası ve meslekler hakkında gerçekçi bilgiye sahip olmak bu aşamada çok önemli. Meslekler hakkında bilgi toplarken; meslekte yürütülen faaliyetler, yapıldığı ortam, kullanılan araç ve gereç, çalışma sistemi ve süreleri, mesleğin gerektirdiği kişilik özellikleri, mesleğin ekonomik getirisi gibi konularda bilgi toplanmalı ve bu bilgiler analiz edilmelidir. Meslekler hakkında bilgi toplarken özellikle mesleğin gerektirdiği kişilik özellikleri üzerinde önemle durulmalı. Çünkü kişiliğe uygun olmayan bir meslek tercihi, iş tatmini düşüklüğü, işi yerine başka alanlara yönelme, verim ve performans düşüklüğü gibi sonuçlar doğurmaktadır. Meslekleri araştırırken mesleğin, mevcut koşulları, mesleğin geleceği, mesleğin sunacağı fırsatlar, muhtemel gelir düzeyi vb. bilgileri dikkate alınmalı. Tek başına mesleğin getireceği kazanç gibi sınırlamaya gitmeden meslek bütüncül ele alınmalı. Meslekler hakkında bilgi toplarken, yazılı dokümanlar, rehberlik servislerinin verdiği bilgiler önemli olmakla birlikte çeşitli kaynaklardan bilgi toplama tercih edilmeli. Meslek uzun yıllar yapılacağı için mesleğin yapıldığı ortam ve mesleği yapan kişilerden bilgi alarak meslek hakkında doğru bilgi elde edilmeli. Mesleğin görünür yönü ve prestijine aldanmadan, mesleğin mutfağını görmeyi sağlayacak bilgi ve gözlemler mesleği tüm yönleriyle tanımaya katkı sağlayacaktır. Yine meslek hakkında bilgi toplarken, bu mesleğin yaygın olduğu sektörler ve işletmeler/kurumlar da incelenmeli. Meslekler ve çalışma alanları hakkında bilgi toplarken mesleğin bugünü ve geleceği hakkında gerçekçi bilgiler toplanmalıdır. Seçilen mesleğin sadece bugünkü durumunu dikkate almak yerine, sonraki yıllarda da başka alanlara geçişi kolaylaştıracak olmasına dikkat edilmelidir. HANGİ BÖLÜMÜ TERCİH ETMELİYİM? Bölüm seçimi sırasında, seçilen bölümün ilerleyen yıllarda ne tür kariyer açılımlarına ve yeni alanlara geçişe imkan sağlayacağı ayrıca dikkate alınmalı. Öğrencinin kendisini analiz etmesi ve bu özelliklere uygun mesleklerin belirlenmesi aşamasından sonra bölüm tercihine geçilmeli. Öğrencinin puanı dikkate alınarak uygun bölümün bulunduğu üniversiteler incelenmeli. Üniversitelerin bilinirliği, geçmişi, eğitim ve öğretim kalitesi, akademik kadrosu, öğrencilere sunduğu imkanlar gibi kriterlere göre üniversiteler karşılaştırılarak en avantajlı görülen üniversite seçilmeli. Bölüm seçimi sırasında bölümün kendisi kadar seçilen üniversitenin öğrenciye kazandırdıkları da dikkate alınmalı. Öğrencinin özellikleri ve meslekler hakkında sahip olunan bu bilgilerin analiz edilmesinden sonra, giriş puanının yettiği ve kişilik ile mesleğin en iyi şekilde eşleştiği bölümler sıralanarak tercih şekillendirilmeli. Üniversiteye girişte yapılan bu tercihin önemli bir başlangıç olduğu kabul edilmeli, bununla beraber üniversite yılları ve iş hayatında da kişilerin karşısına yeni tercih ve fırsatların çıkacağı unutulmamalıdır. Üniversite yıllarında çap, yan dal ve bölüm değiştirme, kısmi zamanlı çalışma ve staj gibi imkanlar değerlendirilmeli. Çevremizdeki gelişmelerin fırsata dönüşmesinin bizim onları fark edebilmemiz ve değerlendirmemize bağlı olduğunun altını çizmekte yarar var. Bu yüzden kariyer söz konusu olduğunda kendi farkındalığımızı artırmak ve çevremize duyarlı olmak, çevremizdeki imkân ve fırsatları değerlendirmek önemlidir. Burada dile getirilen imkan ve fırsatların değerlendirilmesi olumlu anlamda kullanılmaktadır. Yani çaba ve gayret göstermek, çevreye duyarlı olmak, kişiye uygun iş ve ortamları aramak anlamındadır. BİR YOLCULUK OLARAK KARİYER Kariyer kavramı gündelik dilde bazen çok pozitif anlamlar bazen de çok negatif anlamlar yüklenilen bir kavram. Kariyer, bir kişinin çalışma hayatı boyunca bulunduğu pozisyonlar görevler ve bu pozisyonlara yönelik tutumudur. Yani bir kişinin çalışma hayatına başlaması, çalışma hayatında ilerlediği adımlar ve bu sırada yaptığı işlere yönelik tutumu sevip sevmemesi olarak tanımlanabilir. Kariyeri popüler anlamda kullanmak yerine, kişinin kendini tanıdığı; özelliklerine uygun işler yapmak gerekli eğitim, bilgi, beceri ve deneyimi kazandığı; bunlara uygun ve severek işler yaptığı bir süreç olarak ele almak daha doğrudur. Daha öz bir ifade ile kariyer "kişiye uygun çalışma hayatı" olarak ifade edilebilir. Kariyer ve meslek çoğu zaman aynı anlamda kullanılsa da farklı anlamları bulunmakta. Kariyer, meslekten daha geniş bir anlama sahip. Günümüzde meslek yerine kariyer kavramını kullanmak daha uygun görünüyor. Bu yüzden üniversite ve bölüm tercihlerinde meslek seçimi yerine, kariyer seçimi yaptığımız söyleyebiliriz. Kariyer seçimi üniversite ve bölüm seçerken sadece günümüzü dikkate almak yerine uzun vadeli bir bakışa sahip olmak ve çalışma hayatının bütününü dikkate alarak seçim yapmak demek. Kariyer seçimi yaklaşımı şu şekilde açıklanabilir. Öğrenciler başlangıçta bir meslek seçseler bile, zaman içinde iş ve meslek değişiklikleri yaşanabilmektedir. Mezuniyet sonrası öğrenci önce mezun olduğu ya da iş bulabildiği bir alanda çalışmaya başlamaktadır. Sonraki yıllarda öğrenci ilgili alanda çalışmaya devam edebileceği gibi, kendi işini kurmak da dâhil yeni tercihlerle ve fırsatlarla karşı karşıya gelebilmekte. Bu yüzden meslek seçimini yaşam boyu devam eden bir karar verme süreci olarak kabul etmek doğru olacaktır. Kariyer geliştirme olarak da ifade edilen bu süreç, kişilerin iş hayatlarında zaman zaman yeni tercihler yapacakları ya da yapmak zorunda kalacakları bir yolculuk olarak görülebilir. Kariyer seçimi yaklaşımına göre, üniversiteye girerken yapılan tercih çok önemli olmakla birlikte, sadece bir başlangıçtır. İlk yıllardaki bu tercih önemli olmakla birlikte, kişiler sonraki yıllarda sık sık seçim ve tercihlerle karşı karşıya kalacaklardır. Bu yüzden kariyer seçimini bir karar verme süreci olarak ele almak ve yaşam boyu gerekli bir beceri olarak kariyer kararı verme becerisini geliştirmek önem kazanmakta. Kariyer kararı vermek ilk yıllarda zor olmakla beraber ilerleyen yıllarda daha kolay gibi görünmektedir. Halbuki iş hayatının ilerleyen yıllarında karşı karşıya kalınacak seçim ve tercihler, üniversiteye girişte yapılan tercihten daha az riskli veya daha kolay değil. Üniversiteye girişte bir bölüm seçmek mi daha zor? Yoksa mesleğini sevmediği için değiştirmek zorunda kalmak veya daha iyi bir iş teklifi geldiği zaman mevcut durumunu değiştirmek mi? Bu soru öğrencilere sorulduğu zaman bölüm seçmek diyeceklerdir. Çalışma hayatındaki kişilere sorduğumuz zaman ise ikincisinin daha zor olduğu ifade edilecektir. Kariyer seçimi yaklaşımı bize kariyer seçimi yapmanın bir tercih olduğu, tercih sırasında bazı şeyleri tercih ederken bazı şeyleri dışarıda bırakabilme iradesini göstermektedir. Bu yüzden kariyer seçimi kararı önemli bir karar olup, kariyer kararı verme hayat boyu gerekli ve geliştirilmesi önemli bir beceri olarak dikkat çekmektedir. Günümüzde kariyeri gelişimsel bir süreç olarak ele almak gerekmekte. Bu süreçte, üniversitede okunacak bölümün seçimi, üniversitede bölümler arası muhtemel yatay geçişler ile çalışma hayatında iş, işletme ve meslekler arası geçişi de dikkate alan bütüncül bir bakışa sahip olmak önemli. Zaman içinde kişilerin geliştiği, istek ve beklentilerinde değişimler olduğu açık. Yine çalışma hayatında işler ve meslekler de değişmekte, yeni çalışma biçimleri ortaya çıkmakta. Bu yüzden kariyer seçimi yaklaşımı, meslek seçimini bir defa yapılan ve ömür boyu devam eden bir süreç olarak görmez. Kariyer seçimi yaşam boyu devam eden dinamik bir süreç olarak kabul edilir ve kişinin her zaman istihdam edilebilir olmasını sağlayacak bilgi ve becerilerle donanması üzerinde durur. Öğrencilerin bugünlerde yapacakları üniversite ve bölüm tercihlerinde kişilik özelliklerinin farkında olarak, bu özelliklere uygun mesleklerin belirlenmesi ve buna uygun bölümler ve üniversiteler seçmeleri önemli. Bununla birlikte bu seçimin bir başlangıç olduğu, ilerleyen yıllarda yeni tercih ve seçimlerin yapılacağı gözden kaçırılmamalıdır. Bu yüzden bölüm seçerken, kariyer seçimi perspektifine sahip olmak tercihlerin daha nitelikli olması sonucunu doğuracaktır. Prof. Dr. Nihat Erdoğmuş
Fakültelerde İÖ Nedir, Üniversitelerde İÖ Anlamı Nedir Üniversite seçimleri yapılırken isimlerinin yanında İÖ olarak yazı yazıldığını fark edebilirsiniz. Yazının anlamı ise İkinci Öğretim anlamını taşır. Okullarda ikinci öğretim olarak devam edecekseniz bunları seçme şansınız olacağı anlamına gelir. Birinci öğretim derslerinin bitmesi ile birlikte ikinci öğretim başlamaktadır. Bunlar geceye kadar dahi sürebilmektedir ders programlarını seçmenizde olacaktır. Eğitim öğretim yılı boyunca ikinci öğretim bazı öğrenciler için avatantaj olurken diğerlerine göre dezavantaj olmaktadır. Öğrencilerin maddi olarak imkanları varsa ikinci öğretimleri tercih ederek kendilerini toparladıkları saatten itibaren ders almaya başlayabilirler. İsteyenler ise erkenden giderek derslerini alarak eğitim öğretimi günlük olarak tamamlamış olur. İkinci öğretim olarak akşam dersleri olarak kabul edilir harçları daha fazla olmaktadır. Akşam vaktinde ders alındığı zaman daha ışıklar öğretimler ve tarifler daha yüksek olduğundan dolayı daha masraflı olacaktır. Erken okula gitmek istemeyenleri tercih edebileceği üniversitelerden olmaktadır. İki şekilde oluyor gündüz ve öğleden sonrayı göstermektedir. Başa dön tuşu
KÜNYE HAKKIMIZDA HARİTA YASAL ARA İLETİŞİM ANASAYFA NE NEDİR? Amin Ne Demek? Âmin ne demek? Âmin kelimesi Kur'an'da geçiyor mu? Fatiha'dan sonra âmin demek doğru mu? Fatiha'dan sonra âmin demenin hükmü nedir? Âmin kelimesi hakkında kısaca bilmemiz Allah'ın kabul etmesini temenni amacıyla dua sonunda "kabul buyur" anlamında söylenen bir sözdür. Bu kelime Kur'ân'da geçmemektedir. Âmîn kelimesi Kur’an’da geçmemektedir. Ancak Hz. Peygamber çeşitli hadisleriyle imamın Fâtiha sûresini tamamlamasının arkasından cemaatin âmîn demesini istemiş Buhârî, “Tefsîr”, 2; Müslim, “Ṣalât”, 62, 87 ve kendisi de namaz kıldırırken bizzat söylemek suretiyle, Fâtiha’yı yalnız duyanın değil okuyanın da âmîn demesi gerektiğini göstermiştir. Dolayısıyla Kur’an’ın ilk sûresi olan Fâtiha’nın sonunda, mushaflarda yazılı olmamakla beraber, âmîn kelimesinin okunması sünnet kabul edilmiştir. Bazı yörelerde, Bakara sûresinin son âyeti okunurken de وَاعْفُ عَنَّا bizi affet!, وَاغْفِرْ لَنَا bizi bağışla! ve وارْحَمْنَا bize acı! ibarelerinden sonra birer defa âmîn denildiği görülmekte ise de söz konusu ibarelerin en çok tekrarlanan dualar olmaları sebebiyle bu geleneğin sonradan benimsendiği anlaşılmaktadır. Âmin Neden Sadece Fatiha'dan Sonra Söylenir? Kur’an âyetlerinden sonra âmîn deme sünnetinin yalnız Fâtiha’ya inhisar etmesinin sebebini, Fâtiha’nın ilk sûre olmasında, taşıdığı mânada ve namazın temel unsurlarından birini teşkil etmesinde aramak gerekmektedir. Çünkü Kur’an’ın özü olduğu kabul edilen ve “açış, giriş” anlamında bir isim taşıyan Fâtiha sûresi, en başa konulmak suretiyle arkasından gelen kitabın tamamı hakkında fikir vermekte ve böylece okuyucu, sûrenin sonunda âmîn demek suretiyle Kur’an’ın tamamına iman ettiğini belirtmiş olmaktadır. Öte yandan çeşitli hadislere göre ibadetin özünü duanın teşkil etmesi ve namazın da aslında duadan ibaret olması bk. İbn Kesîr, Tefsîr, V, 128, her rekatta okunan Fâtiha’yı temel dua haline getirmiş, dolayısıyla sonunda âmîn demek bu açıdan da gerekli kılınmıştır. 4 Büyük Mezhepte Amin Demenin Hükmü Nedir? Namazlarda Fâtiha’nın arkasından âmîn demek dört mezhebe göre de sünnet olmakla birlikte, cemaatle kılınan namazlarda iki husus üzerine görüş ayrılığı mevcuttur. Bunlar, kıraati açıktan yapılan namazlarda imamın âmîn deyip demeyeceği ve âmînin açıktan mı, gizlice mi söyleneceği hususlarıdır. Bu namazlarda Hanefî, Şâfiî ve Hanbelî mezheplerine göre imamın âmîn demesi mendup olup Mâlikî mezhebinde menfi ve müsbet iki farklı görüş benimsenmiştir. Âmînin gizlice veya açıktan söylenmesi hususunda ise Hanefîler’e göre hem imamın hem cemaatin, Mâlikîler’e göre yalnız cemaatin gizlice, Şâfiîler’le Hanbelîler’e göre de imam ve cemaatin her ikisinin birden açıktan söylemesi mendup kabul edilmiştir. İslam ve İhsan PAYLAŞ İslam ve İhsan İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de “Allâh katında dîn İslâm’dır …” Âl-i İmrân, 19 buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan böyle bir dîn aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” Âl-i İmrân, 85 ... Peygamber Efendimiz Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret hac etmendir” buyurdular. “İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular. İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16 Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir. Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” Muvatta’, Kader, 3. Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir. Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307 Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” er-Rad, 28 Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir. İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal ilm-i hâl sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır. İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz. Erkam Medya © islam&ihsan 2013 - 2022 altında yayınlanan yazıların tüm hakları mahfuzdur. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi yazıların tamamı izinsiz kullanılamaz.
YKS kılavuzu içinde yer alan özel koşul ve açıklamalar madde 16 nedir, bk. 16 ne anlama gelmektedir, özel koşul ve açıklamalar ne amaçla kullanılmaktadır, özel koşul ve açıklamalar tercih kılavuzu içinde kaç kısımdan oluşmaktadır, oluşturulan bu kısımların farkı nedir gibi soruların cevapları ve madde 16 ile ilgili açıklamaya yazımız içinden ulaşabilirsiniz. Üniversite tercihi yapmak üniversite adayı bireyler için sınava hazırlanmak kadar yorucu bir süreçtir. İstenilen bölüme yerleşme ile ilgili gerginlikler, tercih edilmesi düşünülen bölümün adayın kendisine uygunluğu, gerekli koşulların gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği tedirginliği, bölümün sıkıntıları gibi konular adayın tercihine etki edip, bireyi telaşlandırabilmektedir. Bu noktada doğru tercih yapmak için YKS yükseköğretim kurumları sınavı ile ilgili tercihlerden puan sistemine kadar her konuya hakim olmak adayı biraz da olsa rahatlatmaktadır. Yukarıda bahsettiğimiz sebeplerden dolayı YKS konusunda bilgi verme amaçlı yazılarımızı hazırlamaya ve yayımlamaya devam ediyoruz. Bu bilgilendirmelerden biri olan özel koşul ve açıklamalar hakkındaki yazılarımız, adayların tercih edeceği bölümlerin ÖSYM’nin veya tercih edilecek kurumların koyduğu kuralları içermesi açısından büyük önem taşımaktadır. YKS ÖZEL KOŞUL VE AÇIKLAMALAR MADDE 16 NEDİR? YKS ÖZEL KOŞUL VE AÇIKLAMALAR NEDİR? YKS kılavuzlarında yer alan özel koşul ve açıklamalar yukarıda dediğimiz gibi ÖSYM’nin ölçme, seçme ve yerleştirme merkezi veya yükseköğretim kurumlarının koyduğu koşul ve açıklamalar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu açıklamalar ve koşullar adayın tercih edeceği bölümlerdeki bazı şartlardır. Bunlar ilgili kılavuz içindeki iki ayrı kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısım ÖSYM sisteminde yer alan bilgiler üzerinden ÖSYM’nin kısmi veya tamamen bilgisayar sistemi üzerinden kontrol edebildiği aday bilgileri ile ilişkili koşul ve açıklamalardan oluşmaktayken; ikinci kısım bireylerin dikkat etmek zorunda olduğu koşul ve açıklamaları içermektedir. İkinci kısımda yer alan koşul ve açıklamalar ilgili kurumlar tarafından dikkate alınmaktadır. Kılavuzda yer alan koşul ve açıklamalar özel üniversite ücretlendirmeleri, sıralamalarla ilgili sınırlar, cinsiyet, yaş, hazırlık gibi konular ile ilişkilidir. Bu yüzden tercih döneminden önce kılavuza genel bir göz atmak sizin için faydalı olacaktır. Bu koşul ve açıklamalar için yer alan madde 16 incelenecek olursa; Mühendislik programlarına Orman, Ziraat, Su Ürünleri Fakülteleri programları ile Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği programları hariç; Ziraat Fakültelerinin Gıda Mühendisliği programları dâhil programın yerleştirme puan türünde başarı sırası 300 bininci sırada olan adayın yerleştirme puanının altında yerleştirme puanına sahip adaylar yerleştirilmeyecektir. Bu şartı sağlamayan adaylar ilgili programı tercih edemeyeceklerdir. Bu şartı sağlayamayan adayların, tercih yapmış olsalar bile ilgili tercihleri yerleştirme işlemine alınmayacaktır. Okul birincisi kontenjanları dâhil, açıklamasını içeren bir madde olarak karşımıza çıkmaktadır. *Bahsedilen bilgiler ve özel şartlar, açıklamalar ve madde 16 ile ilgili bilgi ÖSYM’nin yayımladığı kılavuzlar içinden derlenmiştir. Yapılacak değişikliklerde ÖSYM’ye ait resmi web sitesinden yapılan son duyuru geçerli olacaktır, özel koşul ve açıklamaların yer aldığı ÖSYM kılavuzuna ulaşmak için TIKLAYINIZ YKS, ÖSYM’nin hazırladığı tüm sınavlar, tercihler ve tercihlerin özel durumları gibi konular hakkında merak ettiklerinizi sorabileceğiniz, paylaşımlarda bulunabileceğiniz tecrübeli üyelerin ve yöneticilerin bulunduğu FORUM sayfalarımız hizmetinizdedir.
"Programın öğretim dilinde bir yıl süreli zorunlu Hazırlık Programı uygulanır, programın Yeni Bk. 3 sonunda ilgili dilde yeterlik sınavını başaranların doğrudan birinci sınıfa kayıtları yapılır. Hazırlık sınıfı, öğretim süresi sütununda gösterilen yıllara dahil 17, 2021İçindekiler1 Üniversite bk3 ne demek?2 Tercihlerde BK 54 ne demek?3 YKS özel koşullar 13 nedir?4 Ösym BK 4 nedir?5 Tercihte BK 3 ne demek?6 Bk1 koşulu ne demek?7 Tercihlerde özel koşullar ne demek?8 Üniversite özel koşullar BK 2 ne demek?Üniversite bk3 ne demek? Zorunlu hazırlık sınıfı dahil İsteğe bağlı hazırlık sınıfları hariç olmak üzere verilecek olan burslarda, Burslu öğrenim ücretinin tamamını; u İndirimli öğrenim ücretinin dörtte üçünü; P İndirimli öğrenim ücretinin yarısını ve % İndirimli öğrenim ücretinin dörtte birini kapsamakta olup, öğrenciler …Tercihlerde BK 54 ne demek?Bk. 54 Bu programa başvurabilmek için yükseköğretim kurumunun aradığı bütün koşullara ek olarak; TC vatandaşı olmak; boyu erkek öğrencilerde 1,65 m'den, kız öğrencilerde 1,56 m'den kısa olmamak; boy uzunluğunun santimetre olarak ifade edilen değerinin son iki rakamından en çok 5 fazla veya 15 noksan kilo ağırlıkta …YKS özel koşullar 13 nedir?Bk. 13. Mimarlık programlarına programın yerleştirme puan türünde başarı sırası 200 bininci sırada olan adayın yerleştirme puanının altında yerleştirme puanına sahip adaylar yerleştirilmeyecektir. Bu şartı sağlamayan adaylar ilgili programı tercih BK 4 nedir?Bk. 4 İsteyen öğrencilere kontenjan dahilinde bazı üniversiteler için kontenjana bağlı olmaksızın bir yıl süreli yabancı dil hazırlık programı uygulanır. Hazırlık programı süresi, öğretim süresi sütununda gösterilen yıllara dahil BK 3 ne demek?"Programın öğretim dilinde bir yıl süreli zorunlu Hazırlık Programı uygulanır, programın Yeni Bk. 3 sonunda ilgili dilde yeterlik sınavını başaranların doğrudan birinci sınıfa kayıtları koşulu ne demek?Kadrolarda yer alan tercih kodlarının ne anlama geldiğini görmek için tıklayın. Bk. 1 . Adalet Meslek Lisesi Mezunu olmak. Bk. 3 .Tercihlerde özel koşullar ne demek?Özel koşul kodları; adaylardan cinsiyet, ehliyet, yabancı dil belgesi, bonservis, sertifika gibi niteliklerin arandığını gösteren kodlardır. Bu kodlar 1-6 ve 7 rakamlarıyla başlamaktadır. ÖSYM tarafından bir adayın söz konusu özel koşulu taşıyıp taşımadığı sistem üzerinden kontrol özel koşullar BK 2 ne demek?Bk. 2 Bu programı seçecek adayların tıp dışı meslek mensubu olmaları gerekmektedir. Bk. 3 Bu uzmanlık eğitimi programı Tıpta Uzmanlık Kurulu tarafından kabul edilmiş bir protokol ile iki eğitim kurumunun birlikte yürüteceği bir programdır.
üniversite tercihinde bk ne demek