Helâl kazanç ile pilâv yenmez. Bir Cevap Yazın. [Atasözü] – Doğrulukla, ahlâkla, yasalara uymakla elde edilen kazanç hiçbir zaman insanı zengin etmez. 0. 0. Tanım Resulullah (sav) buyurdular ki: “Helal, Allah Teala hazretlerinin kitabında helal kıldığı şeydir. Haram da Allah Teala hazretlerinin kitabında haram kıldığı şeydir. Hakkında sükut ettiği şey ise affedilmiştir. Helal Rızık için Kazanç Duası Kişinin kimseye muhtac olmadan hayatını sürdürebilmesi ve coluk cocuğunun nafakasını temin edebilmesi için meşru yoldan calışıp helalinden kazanması dini bir gorevdir. Bu gorevi yerine getiren kimse Allah’a ibadet etmiş olur. Aynı şekilde yasaklara ve sınırlara uyarak haramdan ve haksız kazanctan sakınmak da, Allah’a karşı Helal Kazanç. Şunu da belirtelim ki rızık, maaşa, mala, çalışmaya bağlı değildir. Fakat Allah emrettiği için çalışmak lazımdır. Çünkü rızık mukadderdir, ezelde takdir edilmiştir. Rızkımızın bizlere ulaşması için aradaki sebepler birer perdedir. Allah Teâlâ her canlıya takdir ettiği rızkı sebepler eliyle KulHakkı ile İlgili Ayetler ve Hadisler milliyet.com.tr › ramazan/dini-bilgilerve-hadisler Belli bir kişiye verilen zararlar yanında zimmet, irtikâp, karaborsacılık , fitne, idarî baskı ve zulüm gibi aSO81o. Çalışmadan olmuyor dostlar... Tembellikle geçen ömür ne boş ömürdür. Tembellik insanı kör kaderci yapar bence... Elbette herşey Allah'ın takdiridir. Lakin insan çabalamalı, çalışmalı sonra Yüce Yaradanına Tevekkül etmelidir. Elbette ki helal yoldan şaşmamalıdır... Bu konu ile ilgili bazı Hadis-i şerifleri aktarmak istiyorum "Hiç bir kimse kendi elinin emeği ile kazandığından daha hayırlı bir lokma asla yiyemez".[676] "Allahım! Tembellikten, korkaklıktan, ihtiyarlığın verdiği düşkünlük ve cimrilikten sana sığınırım".[677] "Doğru sözlü ve her konuda güvenilen bir ticaret adamı ahirette peygamberler, sıddîkler ve şehitlerle beraber olacaktır".[678] "İnsanın yiyip içtiklerinin en helal ve bereketli olanı, çalışıp kazanarak elde ettiğidir".[679] "Birinizin sırtında odun destesi taşıması, versin veya vermesin, insanlara gidip el açmasından daha iyidir".[680] Görüldüğü gibi en hayırlı kazanç alın teriyle çabamızla kazandığımız helal kazançtır... Allah bizleri harama karşı uyarıyor -Onlardan çoğunu, günah işlemede, düşmanlıkta ve haram yemede yarış ederken görürsün. Bu yaptıkları şeyler ne kötüdür! MAİDE/62- -Riba faiz yiyen kimseler, şeytan çarpan kimse nasıl kalkarsa ancak öyle kalkarlar. Bu ceza onlara, "alışveriş de faiz gibidir" demeleri yüzündendir. Oysa Allah, alışverişi helal, faizi de haram kılmıştır. Bundan böyle her kim, Rabbinden kendisine gelen bir öğüt üzerine faizciliğe son verirse, geçmişte olanlar kendisine ve hakkındaki hüküm de Allah'a kalmıştır. Her kim de yeniden faize dönerse işte onlar cehennem ehlidirler ve orada süresiz kalacaklardır. BAKARA/275- -Ey iman edenler! Allah'ın size helal kıldığı temiz şeyleri haram saymayın. Ve aşırı da gitmeyin. Çünkü Allah aşırı gidenleri sevmez.MAİDE/87- Bu kısacık yazımızda inşallah faydalı olabilmişizdir... Rahman ve Rahim olan Allah yardımcımız olsun... Namaz vakitleri için tıklayınız izledim hocam. çok güzel anlatmışsınız. Emeğinize sağlık... bende müsadenizle ilgili hadisi şerifleri paylaşayım... Helal Kazanç ile İlgili 40 Hadis Helal kazanç ile ilgili hadisler nelerdir? Peygamberimizin helal kazanç konusu hakkındaki kırk hadisi... Peygamberimizin helal kazanç ile ilgili 40 hadis-i şerifi... HELAL KAZANÇ HAKKINDA 40 HADİS Peygamber Efendimizden helal kazanç hakkında rivayet edilen bazı hadisler 1. “Helâl bellidir; haram bellidir. İkisinin arasında ise birtakım şüpheli şeyler vardır ki insanların çoğu bunları bilmezler. Kim şüpheli şeylerden sakınırsa, dinini ve onurunu korumuş olur. Kim de şüpheli şeylere bulaşırsa, harama düşmüş olur...” Müslim, Müsâkât, 107 *** 2. “İnsanın yediği en güzel şey, kendi kazancından olandır.” Ebû Dâvûd, Büyû’ İcâre, 77 *** 3. “Sizden birinizin urganını alıp sırtında bir bağ odun getirip satması ve böylece Allah’ın onun itibarını koruması, bir şey verip vermeyecekleri belli olmayan kimselerden dilenmesinden daha hayırlıdır.” Buhârî, Zekât, 50 *** 4. “Hiç kimse elinin emeğinden daha hayırlı bir yiyecek asla yememiştir. Allah’ın Peygamberi Davut da kendi elinin emeğini yerdi.” Buhârî, Büyû’, 15 *** 5. “Kim helal lokma yer ve Sünnet çerçevesinde amel eder, insanlar da onun kötülüklerinden emin olurlarsa o kişi cennete girer. Tirmizî, Sıfatü’l-kıyâme, 60 *** 6. “Ey insanlar! Allah’tan hakkıyla sakının ve rızkınızı güzel yoldan arayın. Hiç kimse Allah’ın kendisine takdir ettiği rızkı -geç de olsa- elde etmeden ölmeyecektir. Öyleyse Allah’tan hakkıyla sakının ve rızkınızı güzel yoldan arayın. Helâl olanı alın, haram olanı bırakın!” İbn Mâce, Ticâret, 2 *** 7. “Güvenilir, dürüst, Müslüman tacir, kıyamet günü şehitlerle beraberdir.” İbn Mâce, Ticâret, 1 *** 8. “Allah’ım! Ümmetim için günün erken vakitlerini bereketli kıl!” İbn Hanbel, I, 153 *** 9. “Meşru bir işten helâl rızık kazanan kimse o işe devam etsin.” İbn Mâce, Ticâret, 4 *** 10. “Allah’ım acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, elden ayaktan düşmekten ve cimrilikten sana sığınırım.” Müslim, Zikir, dua, tevbe ve istiğfar, 76 *** 11. “…Bizi aldatan, bizden değildir.” Müslim, Îmân, 164 *** 12. “Bu dünya malı göz alıcı ve tatlıdır. Kim bu mala gönül hoşluğuyla sahip olursa, kendisi için malı bereketlenir. Ama kim de hırs ve tamahla bu mala sahip olursa, tıpkı doymak bilmeyen bir kimse gibi onun için malın bereketi kaçar. Veren el, alan elden üstündür.” Buhârî, Zekât, 50 *** 13. “ ...Sizden birinin ağzına toprak koyması, Allah’ın haram kıldığı bir şeyi yemesinden daha iyidir.” İbn Hanbel, II, 258 *** 14. “Bir malı satın almak istediğin zaman, sana istediğin mal verilse de verilmese de almak istediğin fiyatı söyle. Bir malı satmak istediğinde, versen de vermesen de gerçekte satmak istediğin fiyatı söyle.” İbn Mâce, Ticâret, 29 *** 15. “Alışveriş yapanlar ayrılmadıkları sürece alışverişten cayma konusunda serbesttirler. Eğer dürüst davranırlar ve malın durumunu açıkça söylerlerse, alışverişleri bereketlenir. Fakat durumu gizler ve yalan söylerlerse, alışverişin bereketi gider.” Ebû Dâvûd, Büyû’, 51 *** 16. “Helâl kazançtan bir hurma tanesi tasadduk edenin sadakasını Allah kabul eder ve sizden birinizin tayını veya dişi deve yavrusunu büyüttüğü gibi büyütür. Öyle ki o sadaka, dağ kadar hatta daha büyük olur.” Müslim, Zekât, 64 *** 17. “Allah ancak abdestli olarak kılınan namazı kabul eder. Ve kamu malından aşırılıp verilen sadakayı da kabul etmez.” İbn Mâce, Tahâret, 2 *** 18. “Helâlinden ye ki duaların kabul olsun.” Taberânî, el-Mu’cemü’l-evsat, VI, 310 *** 19. “Onurlu olmak isteyeni Allah onurlu kılar. Kimseye muhtaç olmak istemeyeni Allah o ihtiyaçtan kurtarır.” Buhârî, Zekât, 18 *** 20. “Müslüman, Müslüman’ın kardeşidir. Müslümanın, kusurlu bir malı, kusurunu açıklamadan din kardeşine satması helâl olmaz.” İbn Mâce, Ticâret, 45 *** 21. “Her ümmetin bir imtihanı vardır. Benim ümmetimin imtihanı da mal iledir.” Tirmizî, Zühd, 26 *** 22. “Servetini artırmak için insanlara el açan istediği az ya da çok olsun, gerçekte kor ateş dilenir.” Müslim, Zekât,105 *** 23. “Kim başkalarından bir şey dilenmeyeceğini bana garanti ederse, ben de ona cenneti garanti ederim.” Ebû Dâvûd, Zekât, 27 *** 24. “...Birbirinizin pazarlığı üzerine pazarlık yapmayın ve müşteri kızıştırmayın!.” Buhârî, Büyû’ 64 *** 25. “Hediyeyi, hediye olduğu sürece alın. Borç karşılığında bir rüşvete dönüşünce onu sakın almayın!” Taberânî, el-Mu’cemü’s-sağîr, II, 42 *** 26. “Resûlullah faizi yiyene, yedirene, yazana ve bunun iki şahidine lânet etti ve Hepsi günahta eşittir.’ buyurdu.” Müslim, Müsâkât, 106 *** 27. “Faiz yoluyla mal çoğaltan hiç kimse yoktur ki sonunda durumu malında azalmaya dönüşmesin.” İbn Mâce, Ticârât, 58 *** 28. “Allah’ın lâneti, rüşvet verenin ve rüşvet alanın üzerinedir.” İbn Mâce, Ahkâm, 2 *** 29. “Kim hakkı olmadığı hâlde bir karış yeri alırsa, Allah kıyamet günü yedi kat yeri onun boynuna dolar.” Müslim, Müsâkât, 141 *** 30. Hz. Peygamber’e “En faziletli kazanç hangisidir?” diye sorulduğunda O, “Helâl / Makbûl bir alış veriş ve kişinin el emeğiyle kazandığıdır.” diyerek cevap vermiştir. İbn Hanbel, III, 467 *** 31. “Kimi bir işte görevlendirip yaptığı işin karşılığı olarak bir ücret verdiysek, onun bu ücret dışında alacağı her şey kamuya hainliktir.” Ebû Dâvûd, Harâc, 9-10 *** 32. “Kayıp bir hayvanı duyurmadan sürüsüne katan, gerçekte kendisi yolunu kaybetmiştir.” Müslim, Lukata, 12 *** 33. “Allah bir topluma bir şeyi yemeyi haram kıldığında, onlara bedelini de haram kılar.” Ebû Dâvûd, Büyû’, 64 *** 34. “Mümin, alın teriyle ölür.” Tirmizî, Cenâiz, 10 *** 35. “Resûlullah içki konusunda şu on sınıf kimseye lanet etti İçki yapmak için meyveyi sıkan ve sıktıran, içkiyi içen, taşıyan, taşıtan, dağıtan, satan, parasını yiyen, satın alan ve aldıran...” Tirmizî, Büyû’, 59 *** 36. ”İnsanı helak eden şu yedi şeyden kaçının… Allah’a şirk koşmak, büyü yapmak, Allah’ın haram kıldığı bir canı haksız yere öldürmek, faiz yemek, yetim malı yemek, savaş meydanından kaçmak ve suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak.” Buhârî, Vesâyâ, 23; Müslim, Îman, 145 *** 37. “Sizden kimi bir işte görevlendirirsek ve o da bizden bir iğneyi yahut daha küçük bir şeyi gizlerse, bu kamu malına bir ihanet olur ve kıyamet günü onu kendi elleriyle getirir.” Müslim, İmâre, 30 *** 38. “Bir dinarı iki dinar karşılığında, bir dirhemi iki dirhem karşılığında satmayın!” Müslim, Müsâkât, 78 *** 39. “Yalanı ve yalanla iş yapmayı terk etmeyenin yemeyi içmeyi bırakmasına Allah’ın ihtiyacı yoktur!” Buhârî, Savm, 8 *** 40. “Allahım! Bana helal rızıklarından nasip ederek haramlarından koru! Lütfunla beni senden başkasına muhtaç etme.” Tirmizî, Deavât, 110 Vesselam.. Seyid Bahaaddin bahçesi- Kasyane- Nusaybin Dünya; Ahiret yolunun konağı olunca ve insan bu yolda yemeğe, içmeye ve giyinmeye muhtaç olunca, bu da insanın çalışıp kazanması olmadan mümkün olmayınca çalışmanın edeplerini elbette bilmesi, soruşturması lazım gelir. Kendini ve çoluk çoluğunu kimseye muhtaç etmemek onların ihtiyacını helalden kazanmak dinimizde cihat sayılır. Çünkü helal kazanç ibadet etmekten daha üstündür. isa Aleyhis Selam. bir adama -”Ne iş yapiyorsun?” dedi. Adam -“İbadet ediyorum “dedi İsa Aleyhis Selam -”Yemeğin nereden geliyor” buyurdu Adam -“Benim bır kardeşim var o getiriyor “dedi İsa Aleyhis Selam -“Kardeşin senden çok ibadet ediyor. “buyurdu. Lokman oğluna vasiyet etti. -”Ey oğlum helal kazanmaktan el çekme;” -”Fakir ve insanlara muhtaç olan kimsenin dini az, aklı zayıf ve mürüvveti yok olur. İnsanlar ona hakaret gözü ile bakarlar.” -”Helal lokma yemenın sevabı çoktur. Çalıştığın helal ise senın çocukların o paradan nemalanarak gelişirler. O zaman uzuvları Allah yolunda hareket ederler.” Haram lokma yiyenlerın 7 azası, istese de istemese de günah işler Helal lokma yiyenlerın bütün bedeni ibadet eder. Hayır işlemesi kolay ve tatlı olur. Abdullah bın Tusteri buyuruyor -“İmanın hakikatına varmak için 4 şey lazımdır 1-Bütün farzları edeple yapmak, 2-Helal yemek, 3-Görünen ve görünmeyen haramlardan sakınmak, 4-Sonuncusu da ölünceye kadar bunlara sabretmek. Büyük alimlerden birisi -“Nereden geldiğini anlamadan bir şey yemezdi. Bir gün annesi ona bir bardak süt verdi. Sütü nereden aldığını, parasını nereden verdiğini ve kimden aldığını sordu. hepsini anlayınca bu koyun nerede otlamış dedi. Müslümanların hakkı olan bir yerde otlamıştı sütü içmedi. Annesi Ona -”Oğlum Allah sana merhamet eder, iç.” dedi. Büyük Alim annesine; -”Günah işlemekle Allah ın Rahmetine kavuşmak istemem” dedi” ve içmedi Kimya-yı Saadet İmam-i Ğazali Allah’u Teala hazretleri bizleri ve sizleri helal rızık peşinde koşan, helal rızık yiyen ve çocuklarını helal rızıkla besleyen kullarından eylesin...AMİN… HELAL KAZANCA TEŞVİK, HARAMDAN SAKINDIRMA 5125 – Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bir gün şöyle hitap ettiler “Ey insanlar! Allah Teâla hazretleri tayyibtir, tayyibten başka bir şey kabul etmez. Allah’ın mü’minlere emrettiği şeyler, peygambere emretmiş olduklarının aynısıdır. Nitekim Allah Teâla hazretleri peygamberlere “Ey peygamberler, temiz olanlardan yiyin ve sâlih amel işleyin” Mü’minûn 51 emretmiş, mü’minlere de “Ey iman edenler, size rızık olarak verdiklerimizin temizlerinden yiyin” Bakara 172 diye emirde bulunmuştur.” Sonra seferi uzatıp, saçı başı dağınık, toz-toprak içinde kalan ve elini semaya kaldırıp “Ey Rabbim, ey Rabbim” diye dua eden bir yolcuyu zikredip, dedi ki “Bu yolcunun yediği haram, içtiği haram, giydiği haramdır ve netice itibariyle haramla beslenmektedir. Peki böyle bir kimsenin duasına nasıl icâbet edilir?” buyurdular.” Müslim, Zekat 65, 1015; Tirmizi, Tefsir, Bakara 2992. 5126 – Havle el-Ensâriyye radıyallahu anhâ anlatıyor “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ı işittim. Şöyle buyurmuşlardı “Bir kısım insan vardır, Allah’ın mülkünden haksız bir surette mal elde etmeye girişirler. Halbuki bu, Kıyamet günü onlara bir ateştir, başka değil.” Buhâri, Hums 7; Tirmizi, Zühd 41, 2375. 5127 – Nu’man İbnu Beşir radıyallahu anhüma anlatıyor “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki “Şurası muhakkak ki, haramlar apaçık bellidir, helaller de apaçık bellidir. Bu ikisi arasında haram veya helal olduğu şüpheli olanlar vardır. İnsanlardan çoğu bunları bilmez. Bu durumda, kim şüpheli şeylerden kaçınırsa, dinini de, ırzını da tebrie etmiş olur. Kim de şüpheli şeylere düşerse harama düşmüş olur, tıpkı koruluğun etrafında sürüsünü otlatan çoban gibi ki, her an koruluğa düşebilecek durumdadır. Haberiniz olsun, her melikin bir koruluğu vardır, Allah’ın koruluğu da haramlarıdır. Haberiniz olsun, cesette bir et parçası var ki, eğer o sağlıklı olursa, cesedin tamamı sağlıklı olur, eğer o bozulursa, cesedin tamamı bozulur. Haberiniz olsun bu et parçası kalptir.” Buhari, İman 39, Büyû’ 2; Müslim, Müsâkat 107, 1599; Ebu Davud, Büyû’ 3, 3329, 3330; Tirmizi, Büyü 1, 1205; Nesai, Büyü 2, 7, 241. 5128 – Selman el-Farisî ve İbnu Abbâs radıyallahu anhüm anlatıyorlar “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki “Helâl, Allah Teâla hazretlerinin kitabında helal kıldığı şeydir. Haram da Allah Teâla Hazretlerinin kitabında haram kıldığı şeydir. Hakkında sükût ettiği şey ise affedilmiştir. Onun hakkında sual külfetine girmeyiniz.” Rezin tahric etmiştir. Tirmizi, Libas 6, 1726; İbnu Mace, Et’ime 60, 3367. 5129 – Mikdâm İbnu Ma’dikerb radıyallahu anh anlatıyor “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki “Beni Âdem’den hiç kimse elinin emeğinden daha hayırlı bir taamı asla yememiştir. Allah’ın peygamberi Dâvud aleyhisselâm elinin emeğini yerdi.” Buhari, Büyü’ 15. 5130 – Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki “Öyle devir gelecek ki, insanoğlu, aldığı şeyin helalden mi, haramdan mı olduğuna hiç aldırmayacak.” Buhari, Büyü’ 7, 23; Nesai, Büyü’ 2, 7, 243. Rezin şu ziyadede bulunmuştur “Böylelerinin hiçbir duası kabul edilmez.” MÜBAH OLAN KAZANÇLAR VE TAAMLAR 5131 – Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki “Muhakkakk ki yediğinizin en temizi kendi kesbinizden olandır. Muhakkak ki evladlarınız da kendi kesbinizdendir.” Ebu Davud, Büyü’ 79; Tirmizi, Ahkâm, 22, 1358; Nesai, Büyü’ 1, 7, 249; İbnu Mace, Tiarat 1, 2137, 64, 2290. 5132 – Sa’d İbnu Ebi Vakkas radıyallahu anh anlatıyor “Sanki Mudar kabilesine mensup uzun boylu bir kadın ayağa kalkıp “Ey Allah’ın Resûlü! Biz kadınlar babalarımız ve evladlarımız ve kocalarımız üzerine yüküz. Onların mallarında emirleri dışında, tasarrufu bize helal olan nedir?” diye sualde bulundu. Aleyhissalâtu vesselâm “Size helal olan “taze” dir. Ondan hem yiyin, hem de hediye edin!” buyurdular.” Ebu Davud der ki “Tazeden maksad ekmek, sebze ve taze meyve gibi fazla kalınca bozulan yiyeceklerdir.” Ebu Davud, Zekât 44, 1686. 5133 – Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor “Ebu Süfyan’ın karısı Hind, Bir gün gelerek “Ey Allah’ın Resûlü dedi. Ebu Süfyan cimri bir adamdır. Bana ve çocuğuma yetecek miktarda nafaka vermiyor. Durumu idare için, onun bilmez tarafından, almam gerekiyor! Ne yapayım?” Aleyhissalatu vesselam “Örfe göre sana ve çocuğuna kifayet edecek miktarda al!” buyurdular.” Buhari, Büyü’ 95, Mezalim 1, Nafakat 5, 9, 14, Eyman 3, Ahkâm 14, 180; Müslim, Akdiye 7, 1714; Ebu Davud, Büyü’ 81, 3532; Nesai, Kudat 30, 8, 246. 5134 – Kâsım İbnu Muhammed rahimehullah anlatıyor “Bir adam İbnu Abbas radıyallahu anhüma’ya “Yanımda bir devesi olan bir yetim var. Devesinin sütünden içebilir miyim?” diye sormuştu. İbnu Abbas şu cevabı verdi “Eğer deve kaybolunca arıyor, katran vesairesini sürerek tedavisini yapıyor, su yalağını onarıyor, sulama gününde suyunu içiriyorsan yavruya zarar vermeden ve memeyi tamamen kurutmadan içebilirsin.” Muvatta, Sıfatu’n Nebi 33, 2, 934. KUR’AN’I YAZMA VE ÖĞRETMENİN ÜCRETİ 5135 – İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki “Üzerine ücret almada en haklı olduğunuz şey Kitabullah’tır.” Buhari, İcare 16, muallak olarak kaydetmiştir, Tıbb 34. 5136 – Yine İbnu Abbas radıyallahu anhüma’dan anlatıldığına göre, “Kendisine mushaf yazmanın ücreti hakkında sorulmuştu. Şu cevapta bulundu “Bunda bir beis yok. Onlar, bu işte, ressam durumundadırlar, ellerinin emeğini yemektedirler.” Rezin tahric etmiştir. MEMURLARIN RIZIKLARI 5137 – Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor “Hz. Ebu Bekr radıyallahu anh halife seçildiği zaman “Kavmim biliyor ki, benim mesleğim ailemin nafakasını te’minden âciz değildir. Ancak şimdi müslümanların işleriyle meşgulüm. Bu sebeple Ebu Bekr’in ailesi Beytü’l-Mal’den yiyecek, o da müslümanlar için çalışacak” dedi.” Buhari, Büyü’, 15. 5138 – Hz. Büreyde radıyallahu anh anlatıyor “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki “Biz kimi bir işe tayin eder, bir rızık tahsis edersek, bu tahsis edilenden maada aldığı gulûldür devlet malından hırsızlıktır.” Ebu Davud, Harac 10, 2943. 5139 – Müstevrid İbnu Şeddâd radıyallahu anh anlatıyor “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki “Kim bize memur olursa, kendine bir zevce edinsin. Hizmetçisi yoksa bir de hizmetçi edinsin. Meskeni yoksa bir mesken edinsin.” Hz. Ebu Bekr radıyallahu anh dedi ki “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın şöyle buyurdukları bana haber verildi “Kim bunun dışında bir şey edinirse, bu kimse haindir, hırsızdır.” Ebu Davud, Harac 10, 2945. 5140 – Abdullah İbnu Amr es-Sa’di’nin anlattığına göre, “Hilafeti sırasında Hz. Ömer radıyallahu anh’ın yanına geldi. Hz. Ömer kendisine “Bana haber verildiğine göre, sen müslümanların işlerinden bir kısmını üzerine almışsın ve sana maaş verilince almaktan kaçınmışsın doğru mu?” diye sordu. Ben de “Evet!” dedim. Bunun üzerine Hz. Ömer “Bundan maksadın ne?” dedi. Ben de “Benim atlarım var, kölelerim var halim vaktim iyidir, hayır üzereyim. Ben maaşımın müslümanlara sadaka olmasını istiyorum” dedim. Hz. Ömer “Hayır! Böyle yapma! Çünkü bir ara bende senin gibi düşünmüş, senin arzu ettiğin şeyi arzu etmiştim. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bana ihsanda bulunuyordu. Ben de “Bu parayı ona benden daha çok muhtaç olan birine ver!” diyordum. Hatta bir seferinde Aleyhissalâtu vesselâm yine bana mal vermişti. Ben yine “Bunu, onu benden daha çok muhtaç olan kimseye ver!” demiştim. Aleyhissalâtu vesselâm “Onu al, kendi malın yap, sonra tasadduk et! Bu maldan, sen talep etmeden, bekler vaziyeti almadan, gelen olursa onu al. Böyle olmayana gönlünü bağlama!” buyurdular.” Buhari, Ahkâm 17; Müslim, Zekât 111, 1045; Nesai, Zekat 94, 5, 103. İKTA’ 5141 – Vâil İbnu Hucr radıyallahu anh anlatıyor “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Hadramevt’te bulunan bir araziyi bana ikta’ etti. O sırada, Hz. Muâviye orada emir idi. Kendisine o araziyi bana vermesi için yazdı.” Ebu Davud, Harac 36, 3058, 3059; Tirmizi, Ahkâm 39, 1381. 5142 – Kesir İbnu Abdillah İbni Amr İbni Avf el-Müzeni, babasından, o da ceddi radıyallahu anh’tan anlatıyor “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm , Bilal İbnu’l-haris el-Müzeni’ye Kabaliyye madenlerini, yüksekte olanları ve alçakta olanlarıyla, Necid’de bulunan Kuds dağında ekine elverişli olan yerlerle birlikte ikta’ kıldı. Ancak ona hiçbir müslümanın hakkını vermedi. Bu ikta beratını ona şöyle yazdı “Bismillahirrahmanirrahim. Bu, Allah’ın Resûlü Muhammed’in Bilâl İbnu’l-Hâris’e verdiğinin beratıdır. Ona, el-Kabaliyye mıntıkasının, alçak ve yüksek yerlerinin madenlerini vermiştir.” Bir rivayette şu ziyade var “Medine’ye dört beridlik mesafede yer alan Zâtu’n-Nusub ve Necd’de yer alan Kuds mevkiinin ekime elverişli olan kısmını da verdi. Hiçbir müslümanın hakkını vermedi. Bu berat metnini Resûlullah’ın emriyle, kâtibi Übey İbnu Ka’b yazdı.” Ebu Davud, Harac 36, 3062, 3063; Muvatta, Zekat 8, 1, 248. 5143 – Amr İbnu Hureys radıyallahu anh anlatıyor “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Medine’de yayı ile bir ev planı çizdi ve “Sana daha da artırayım mı, artırayım mı?” diye sordu.” Ebu Davud, Harac 36, 3060. HACCÂM’IN KESBİ 5144 – İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm hacamat oldu ve haccama ücretini verdi. Eğer bu hacamat ücreti haram olsaydı vermezdi. Ayrıca efendisine konuştu, o da vergisini hafifletti.” Buhari, İcare 18, Büyü’ 39, Tıbb 9; Müslim, Müsâkat 66, 1202; Ebu Davud, Büyü’ 39, 3423. 5145 – Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın muhacir ashabından bir adamın anlattığına göre, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm şöyle buyurdular “Müslümanlar üç şeyde ortaktırlar Su, ot ve ateş.” Ebu Davud, Büyü’ 62, 3477. 5146 – Esmer İbnu Mudarris radıyallahu anh anlatıyor “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki “Bir müslümanın henüz ulaşmadığı ot, odun, su gibi bir şeye önce ulaşan kimse ona sahip olur.” Bunun üzerine halk çıkıp, mübah şeyleri sahiplenmek maksadıyla birbirleriyle hızlıca işaretleme yarışına girdiler.” Ebu Davud, İmâret 36, 3071. MEKRUH KAZANÇLAR 5147 – Ebu Mes’ûd radıyallahu anh anlatıyor “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm köpeğin semenini, fâhişenin mehrini ve kâhinin ücretini yasakladı.” Buhari, Büyü’ 113, İcare 20, Talâk 51, Tıb 46; Müslim, Müsakat 39, 1567; Muvatta, Büyü’ 68, 2, 656; Tirmizi, Büyü’ 46, 1276; Nesai, Büyü’ 91, 7, 309; Ebu Davud, Büyü’ 68, 4381. 5148 – Ebu Cuheyfe radıyallahu anh anlatıyor “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm kan mukabilinde alınan semenden, köpek semeninden, fuhuş kazancından men etti. Dövme yapanı, dövme yaptıranı, faiz yiyeni, faiz yedireni ve musavvirleri lanetledi.” Buhari, Büyü’ 113, 25, Talâk, Libas 86, 96; Ebu Davud, Büyü’ 65, 3483. 5149 – Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm câriyenin kesbini nehyetti.” Buhari, İcâre 20, Talâk 51; Ebu Davud, Büyü 40, 3425. Ebu Davud, Râfi’ İbnu Hadiç’ten yaptığı rivayette şu ziyadeyi kaydeder “…Kazancın nereden olduğunu bilinceye kadar…” 5150 – Hz. Osman radıyallahu anh anlatıyor “Çocukları kesbe mecbur etmeyin. Siz onları kesbe mecbur ettiğiniz zaman hırsızlık yaparlar. San’at sahibi olmayan câriyeleri de kesbe zorlamayın. Zira siz onları kesbe zorladığınız takdirde ferçleriyle kazanırlar. Onların getireceği paraya karşı istiğna gösterin ki, Allah da sizi müstağni kılsın. Size temiz olan yiyecekler yaraşır.” Muvatta, İsti’zan 42, 2, 981. 5151 – Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor “Hz. Ebu Bekr radıyallahu anh’ın bir kölesi vardı. bu köle çalışıp kendisine belli bir haraç ödüyordu. Hz. Ebu Bekr onun kazancından yiyordu. Bir gün yine bir şeyler getirdi. Ebu Bekr radıyallahu anh bundan da yedi. Ancak kölesi “Bu yediğin nedir, biliyor musun?” dedi. Hz. Ebu Bekr “Neymiş o?” deyince köle açıkladı “Ben câhiliye devrinde kâhinlik yapardım. Aslında bu işin ehli de değildim. Bu sebeple kkafadan atıp bir adam aldatmıştım. Bugün yolda bana rastladı ve kâhinliğimden kalma eski bir borcunu ödedi. Yediğiniz işte bu idi!” Bunun üzerine Ebu Bekr elini boğazına atıp, midesinde her ne varsa kusup çıkardı.” Buhari, Menakıbu’l-Ensâr, 26. KÖPEĞİN SEMENİ 5152 – İbnu Abbâs radıyallahu anhüma anlatıyor “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm köpeğin semeninden nehiy buyurdular. Eğer sahibi, öldürülen köpeğin semenini istemeye gelirse, avucunu toprakla doldurun.” Ebu Davud, Büyü 68, 3482; Nesai, Büyü 91, 7, 309. Metin Ebu Davud’a aittir. 5153 – Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, av köpeği hariç, köpeğin semenini yasakladı.” Tirmizi, Büyü’ 50, 1281. KEDİ 5154 – Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm kedinin yenmesini ve semenini yasakladı.” Ebu Davud, Büyü’ 64, 3480; Tirmizi, Büyü’ 49, 1280. HACAMAT YAPANIN KESBİNDEKİ KERAHET 5155 – İbnu Muhayyısa el-Ensâri, babasından anlattığına göre, “Babası Muhayyısa haccamın kiralanması hususunda izin istedi. Resûlullah onu menetti. Muhayyısa’nın haccam bir azadlısı vardı. Sorup izin istemeye ara vermedi. Sonunda Aleyhissalatu vesselam kendisine “Onunla deveni ve köleni besle, kendin yeme!” buyurdular.” Muvatta, İsti’zan 28, 2, 970; Ebu Davud, Büyü 28, 3422; Tirmizi, Büyü 47, 1277; İbnu Mace, Ticarat 10, 2166. 5156 – Ebu Davud’un bir diğer rivayetinde Aleyhissalatu vesselam şöyle buyurmuştur “Ben teyzeme bir köle bağışladım ve ben onun teyzem hakkında mübarek olmasını diliyorum. Teyzeme “Onu haccama teslim etme, kuyumcuyave kasaba da teslim etme!” dedim.” Ebu Davud, Büyü’ 49, 3430. DAMIZLIK HAYVANIN SUYU 5157 – Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor “Kilâb kabilesinden bir adam, Resûlullah’a damızlık hayvanın suyundan para almayı sordu. Aleyhissalatu vesselam yasakladı. Adam “Ey Allah’ın Resûlü! Biz damızlığı aştırıyoruz da, böze ikramda bulunuyorlar!” dedi. Aleyhissalatu vesselam ikramda bulunmaya ruhsat verdi.” Tirmizi, Büyü 45, 1274; Nesai, Büyü 94, 7, 360. KUSÂME 5158 – el-Hurdi radıyallahu anh anlatıyor “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bir gün bize “Kusâmeden sakının!” buyurdular. Biz “Kusâme de nedir?” dedik. “Bir cemaatin başında bulunan bir kimse birşey taksim ettiği zaman berikinin ve ötekinin hisselerinden bir şeyler alırsa, işte bu aldığı şey kusâmedir.” Ebu Davud, Cihad 179, 2783, 2784. MADEN 5159 – İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor “Bir adam kendisine on dinar borçlu olan bir alacaklısının peşine düştü ve “Vallahi borcunu ödeyinceye veya bana bir kefil getirinceye kadar arkanı bırakmayacağım!” dedi. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam o borcu üzerine aldı. Sonra adam, üzerine aldığı miktarı Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’a getirdi. Aleyhissalatu vesselam adama “Bu parayı nereden buldun?” diye sordu. Adam “Madenden!” dedi. Aleyhissalatu vesselam “Öyleyse bizim buna ihtiyacımız yok! Onda hayır da yok” buyurdu ve borcu ona bedel ödeyiverdi.” Ebu Davud, Büyü 2, 3328; İbnu Mace, Sadakat 9, 2406. SULTANIN İHSANI 5160 – Abdullah İbnu Amr İbni’s-Sa’di, Hz. Ömer radıyallahu anh’tan naklediyor “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bana ihsanda bulunurdu. Ben de “Siz bunu, benden daha muhtaca verin” diyordum. Aleyhissalatu vesselam da “Al bunu! Sen beklemez ve istemez olduğun halde sana geleni al! Bu şekilde gelmezse, nefsini peşine takma!” buyurdu.” Buhari, Akham 17, Zekat 51; Müslim, Zekat 110, 1045. Bir rivayette şu ziyade gelmiştir “Bu sebeple İbnu Ömer radıyallahu anhüma, ne bir şey isterdi, ne de kendine ihsan edilen bir şeyi reddederdi.” 5161 – Bir diğer rivayette şöyle denmiştir “Hz. Ömer radıyallahu anh beni, zekat toplama işine tayin etti. Bu işi tamamlayınca bana ücret verilmesini emretti. Ben “Ben Allah rızası için çalıştım, ücretim Allah üzerinedir!” dedim. Hz. Ömer “Sen, sana verileni al. Nitekim ben de Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm zamanında çalışmıştım. Bana ücret verdi. hatta ilk seferinde ben de senin söylediğini söyledim. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam bana “Sen istemediğin halde sana birşeyler verilirse, onu al ye ve tasadduk et!” buyurdular” dedi.” 5162 – Selim İbnu Mutayr babasından naklen anlatıyor “Bir adamın şöyle söylediğini işittim “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm ın Veda Haccı sırasında hutbede şöyle söylediğini işittim “Ey insanlar! İhsanları, onlar ihsan kaldığı müddetçe alın! Ne zaman, Kureyş saltanat kavgasına düşer ve ihsan dininizden rüşvet mukabili olursa, o zaman onu bırakın ve almayın!” Ebu Davud, Harac 17, 2958, 2959. İKİ YARIŞÇI 5163 – İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm iki yarışçının yemeğini nehyetti Müsabaka ve kumar.” Ebu Davud, Et’ime 7, 3754. MEKS USULSÜZ VERGİ 5164 – Ukbe İbnu Âmir radıyallahu anh anlatıyor “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm ın “Cennete meks sahibi girmeyecektir!” dediğini işittim.” Ebu Davud, Harac 7, 2937. Helal kazanç ile ilgili hadisler nelerdir? Peygamberimizin helal kazanç konusu hakkındaki kırk hadisi...Peygamberimizin helal kazanç ile ilgili 40 hadis-i şerifi... HELAL KAZANÇ HAKKINDA 40 HADİS Peygamber Efendimizden helal kazanç hakkında rivayet edilen bazı hadisler 1. “Helâl bellidir; haram bellidir. İkisinin arasında ise birtakım şüpheli şeyler vardır ki insanların çoğu bunları bilmezler. Kim şüpheli şeylerden sakınırsa, dinini ve onurunu korumuş olur. Kim de şüpheli şeylere bulaşırsa, harama düşmüş olur...” Müslim, Müsâkât, 107 *** 2. “İnsanın yediği en güzel şey, kendi kazancından olandır.” Ebû Dâvûd, Büyû’ İcâre, 77 *** 3. “Sizden birinizin urganını alıp sırtında bir bağ odun getirip satması ve böylece Allah’ın onun itibarını koruması, bir şey verip vermeyecekleri belli olmayan kimselerden dilenmesinden daha hayırlıdır.” Buhârî, Zekât, 50 *** 4. “Hiç kimse elinin emeğinden daha hayırlı bir yiyecek asla yememiştir. Allah’ın Peygamberi Davut da kendi elinin emeğini yerdi.” Buhârî, Büyû’, 15 *** 5. “Kim helal lokma yer ve Sünnet çerçevesinde amel eder, insanlar da onun kötülüklerinden emin olurlarsa o kişi cennete girer. Tirmizî, Sıfatü’l-kıyâme, 60 *** 6. “Ey insanlar! Allah’tan hakkıyla sakının ve rızkınızı güzel yoldan arayın. Hiç kimse Allah’ın kendisine takdir ettiği rızkı -geç de olsa- elde etmeden ölmeyecektir. Öyleyse Allah’tan hakkıyla sakının ve rızkınızı güzel yoldan arayın. Helâl olanı alın, haram olanı bırakın!” İbn Mâce, Ticâret, 2 *** 7. “Güvenilir, dürüst, Müslüman tacir, kıyamet günü şehitlerle beraberdir.” İbn Mâce, Ticâret, 1 *** 8. “Allah’ım! Ümmetim için günün erken vakitlerini bereketli kıl!” İbn Hanbel, I, 153 *** 9. “Meşru bir işten helâl rızık kazanan kimse o işe devam etsin.” İbn Mâce, Ticâret, 4 *** 10. “Allah’ım acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, elden ayaktan düşmekten ve cimrilikten sana sığınırım.” Müslim, Zikir, dua, tevbe ve istiğfar, 76 *** 11. “…Bizi aldatan, bizden değildir.” Müslim, Îmân, 164 *** 12. “Bu dünya malı göz alıcı ve tatlıdır. Kim bu mala gönül hoşluğuyla sahip olursa, kendisi için malı bereketlenir. Ama kim de hırs ve tamahla bu mala sahip olursa, tıpkı doymak bilmeyen bir kimse gibi onun için malın bereketi kaçar. Veren el, alan elden üstündür.” Buhârî, Zekât, 50 *** 13. “ ...Sizden birinin ağzına toprak koyması, Allah’ın haram kıldığı bir şeyi yemesinden daha iyidir.” İbn Hanbel, II, 258 *** 14. “Bir malı satın almak istediğin zaman, sana istediğin mal verilse de verilmese de almak istediğin fiyatı söyle. Bir malı satmak istediğinde, versen de vermesen de gerçekte satmak istediğin fiyatı söyle.” İbn Mâce, Ticâret, 29 *** 15. “Alışveriş yapanlar ayrılmadıkları sürece alışverişten cayma konusunda serbesttirler. Eğer dürüst davranırlar ve malın durumunu açıkça söylerlerse, alışverişleri bereketlenir. Fakat durumu gizler ve yalan söylerlerse, alışverişin bereketi gider.” Ebû Dâvûd, Büyû’, 51 *** 16. “Helâl kazançtan bir hurma tanesi tasadduk edenin sadakasını Allah kabul eder ve sizden birinizin tayını veya dişi deve yavrusunu büyüttüğü gibi büyütür. Öyle ki o sadaka, dağ kadar hatta daha büyük olur.” Müslim, Zekât, 64 *** 17. “Allah ancak abdestli olarak kılınan namazı kabul eder. Ve kamu malından aşırılıp verilen sadakayı da kabul etmez.” İbn Mâce, Tahâret, 2 *** 18. “Helâlinden ye ki duaların kabul olsun.” Taberânî, el-Mu’cemü’l-evsat, VI, 310 *** 19. “Onurlu olmak isteyeni Allah onurlu kılar. Kimseye muhtaç olmak istemeyeni Allah o ihtiyaçtan kurtarır.” Buhârî, Zekât, 18 *** 20. “Müslüman, Müslüman’ın kardeşidir. Müslümanın, kusurlu bir malı, kusurunu açıklamadan din kardeşine satması helâl olmaz.” İbn Mâce, Ticâret, 45 *** 21. “Her ümmetin bir imtihanı vardır. Benim ümmetimin imtihanı da mal iledir.” Tirmizî, Zühd, 26 *** 22. “Servetini artırmak için insanlara el açan istediği az ya da çok olsun, gerçekte kor ateş dilenir.” Müslim, Zekât,105 *** 23. “Kim başkalarından bir şey dilenmeyeceğini bana garanti ederse, ben de ona cenneti garanti ederim.” Ebû Dâvûd, Zekât, 27 *** 24. “...Birbirinizin pazarlığı üzerine pazarlık yapmayın ve müşteri kızıştırmayın!.” Buhârî, Büyû’ 64 *** 25. “Hediyeyi, hediye olduğu sürece alın. Borç karşılığında bir rüşvete dönüşünce onu sakın almayın!” Taberânî, el-Mu’cemü’s-sağîr, II, 42 *** 26. “Resûlullah faizi yiyene, yedirene, yazana ve bunun iki şahidine lânet etti ve Hepsi günahta eşittir.’ buyurdu.” Müslim, Müsâkât, 106 *** 27. “Faiz yoluyla mal çoğaltan hiç kimse yoktur ki sonunda durumu malında azalmaya dönüşmesin.” İbn Mâce, Ticârât, 58 *** 28. “Allah’ın lâneti, rüşvet verenin ve rüşvet alanın üzerinedir.” İbn Mâce, Ahkâm, 2 *** 29. “Kim hakkı olmadığı hâlde bir karış yeri alırsa, Allah kıyamet günü yedi kat yeri onun boynuna dolar.” Müslim, Müsâkât, 141 *** 30. Hz. Peygamber’e “En faziletli kazanç hangisidir?” diye sorulduğunda O, “Helâl / Makbûl bir alış veriş ve kişinin el emeğiyle kazandığıdır.” diyerek cevap vermiştir. İbn Hanbel, III, 467 *** 31. “Kimi bir işte görevlendirip yaptığı işin karşılığı olarak bir ücret verdiysek, onun bu ücret dışında alacağı her şey kamuya hainliktir.” Ebû Dâvûd, Harâc, 9-10 *** 32. “Kayıp bir hayvanı duyurmadan sürüsüne katan, gerçekte kendisi yolunu kaybetmiştir.” Müslim, Lukata, 12 *** 33. “Allah bir topluma bir şeyi yemeyi haram kıldığında, onlara bedelini de haram kılar.” Ebû Dâvûd, Büyû’, 64 *** 34. “Mümin, alın teriyle ölür.” Tirmizî, Cenâiz, 10 *** 35. “Resûlullah içki konusunda şu on sınıf kimseye lanet etti İçki yapmak için meyveyi sıkan ve sıktıran, içkiyi içen, taşıyan, taşıtan, dağıtan, satan, parasını yiyen, satın alan ve aldıran...” Tirmizî, Büyû’, 59 *** 36. ”İnsanı helak eden şu yedi şeyden kaçının… Allah’a şirk koşmak, büyü yapmak, Allah’ın haram kıldığı bir canı haksız yere öldürmek, faiz yemek, yetim malı yemek, savaş meydanından kaçmak ve suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak.” Buhârî, Vesâyâ, 23; Müslim, Îman, 145 *** 37. “Sizden kimi bir işte görevlendirirsek ve o da bizden bir iğneyi yahut daha küçük bir şeyi gizlerse, bu kamu malına bir ihanet olur ve kıyamet günü onu kendi elleriyle getirir.” Müslim, İmâre, 30 *** 38. “Bir dinarı iki dinar karşılığında, bir dirhemi iki dirhem karşılığında satmayın!” Müslim, Müsâkât, 78 *** 39. “Yalanı ve yalanla iş yapmayı terk etmeyenin yemeyi içmeyi bırakmasına Allah’ın ihtiyacı yoktur!” Buhârî, Savm, 8 *** 40. “Allahım! Bana helal rızıklarından nasip ederek haramlarından koru! Lütfunla beni senden başkasına muhtaç etme.” Tirmizî, Deavât, 110 İslam ve İhsan

helal kazanç ile ilgili hadisler